|
Yeni Sayfa 2
|
OZANLAR HAKKINDAKİ BİLGİ RESİM VE ŞİİRLERİ(MÜCAHİT ÖNAL-GÜNÜR KARAAĞAÇ-SAİT
KÜÇÜK ün yazmış olduğu Kağızman ısmarladım nargele kitabından
faydalaanılmıştır. Kendilerine bir hemşeri olarak teşekkürler ederim.)
 |
|
ESMANİ
(18-19.Yüzyıl) Esmani1850'li yıllarda Kağızman'da
doğmuştur. Kars'ta oturan şairimiz Kağızman'da arazileri
olduğundan dolayı sık sık gelip gidermiş. 93 Harbi'nde
Tokat'a göçmüş. 1890 yıllarında tekrar Kağızman'a
dönmüştür. ölüm tarihi kesinlikle bilinmemekte olup,
1914 yıllarında öldüğü sanılmaktadır. Esmani,
yaşadığı acıları, savaşları dile getiren çok güzel
ağıtlar yazmış ve bu ağıtlara ünlenmiştir.
KAĞIZMAN GÖÇLERİNE Hayrede encanım Cenabı
Mevla Sarardı elvanı muhacirlerin Hep musavi
olduk bey ile ağa Bozuldu devarın muhacirlerin
Devranı alemin aksine döndü Milyarder haneler
mahvolup söndü Gonca gülümüze baykuşlar kondu
Soldu gülistanın muhacirlerin
Gülistan
bağları kaldı ağyara Bilir mi kadrini ol yüzkara
Bülbüller misali başladı zara Sabiyle sübyanı
muhacirlerin
Sabi sübyan ağlar düştü yollara
Dağıldı her biri sağa sola Abü dane attı gurbet
ellere Belirsiz mekanı muhacirlerin
Nana
muhtaç oldu fakir fukara Mevla yardım etsin kalmadı
çare Binde birisinde var üçbeş para Yok kuvveti
canı muhacirlerin
Dide kandan yaşlar döküldü
dize Analar evladın bıraktı düze Esman' am
kuruldu omuz omuza Geçerek arası muhacirlerin
DIMO
ETHEM /YOKSULİ (1840-1905) Dımo Ethem, 1840
yılında Kağızman'da doğmuştur. Yine torunlarından olan Yoksuli mahlasıyla şiirler yazan, Binali Kadak'ın babası
Paşa Hoca'nın kaynatasıdır. Babasının adı Mevlüt,
annesinin adı Mehbup'tur.Dımo Ethem, savaş yıllarında
birçok acılar çekmiş,şiirler yazmıştır. Şiirlerin çoğu
bulunamamıştır. Gerçek adı Dımo Ethem olan şairimiz Yoksuli mahlasını kullanmıştır. 1905 yılında Kağızman'da
vefat etmiştir.
TALİP OLMUŞUM Ağzı şeker dili
kaymak sözü bal Böle bir güzele aşık olmuşum Bir
güle talipmiş şeyda-i bülbül Bense bir huriye talip
olmuşum
Möhreyi vururum yolun üstüne
Bülbülüm yatarım gülün üstüne Tereyağ sürerim
balın üstüne Günde yüz mihmana sahip olmuşum
Aşık Yoksuli'yim ömrümüz zayda Oyari göremem
haftada ayda Kimseden kimseye yoğ imiş fayda Ben
kendi derdime tabip olmuşum
MUHACIR
(1877-1961) Muhacır mahlası ozanımız asıl adı Ömer
Alıcı'dır. 1877 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babasının
adı osman, anasının adı Fatma'dır. Hanımı Hatice'den Münire, Niyazi, Mühübe, Osman, Esman adlı çocukları
olmuştur. Geçimini bahçıvanlıkla sağlamıştır. 1 Ocak
1961yılında Kağızman'da vefat etmiştir.
CAN GAZİ
PAŞA Dinlen Atatürk'ün methin edeyim Kurtardı
bzleri can Gazi Paşa Koymadı düşmanı sürdü bu yerden
Yaşattı bizleri can Gazi Paşa
Yaşasın yaşasın
üçüncü ordu Kıra dağlarında barikat kurdu Hiç
aman vermedi düşmanı kırdı Yaşattı bizleri can Gazi
Paşa
Meydanlar geçilmez olmuştu kandan
Düşman çevresini sardı dört yandan Vatanı
düşmandan kurtardı candan Yaşattı bizleri can Gazi
Paşa
Muhacır babanın sohbeti sözü Ellisinden
sonra nedecek sazı Atatürk kurtardı hep
cümlemizi Yaşattı bizleri can Gazi
Paşa
İKRAMİ(1890-1926) İkrami
1890yılında doğmuştur. Aşık Dursun oğlu Mehmet Ali İkrami, Kağızman'ın Anlız ağaç Köyü'nden evlenerek bu
köye içgüveysi olarak yerleşmiştir. 1926 yılında
ölmüştür.
ARAS İÇİN
(Aras'ın tuğyanında
söylenmiştir.) Aras bir tecelli keşfetmiş haktan
Cemaline hayran olmuş gidiyor Doğmuş derelerden
dalgası taştan Her bakana seyran olmuş
gidiyor
Aras gümbür gümbür dağlardan akar
Sermest olmuş akar her yeri yıkar Aşk ile bin
türlü dalgalar çalkar Halk yoluna kurban olmuş
gidiyor
Kağızman dağları hey hey nidası Esen
Aras coşkun sular sedası Der di ikram beni kılmış hüdası Baştan başa umman olmuş
gidiyor
ABDURRAHMAN
(1894-1941) Abdurrahman, 1894yılında Kağızman'a bağlı Camışlı Köyü'nde doğdu. Asıl adı Şehzade Önalan olup,
şiirlerinde Abdurrahman mahlasını kullanmıştır.
Babasının İbrahim, annesinin adı Saide'dir. 1941 yılında
vefat etmiştir.
KAHRAMAN KEMAL Mevla'm seni
her maksuda yetire Ahirette din imanın arttıra
Huriler cennete müjde götüre Güçlü cesaretli
kahraman Kemal
Divanına gelsem kıl bana huzur
Askerin pehlivan topların hazır İmdada yetişsin
Hazret-i Hızır Sensin cephelerde kahraman
Kemal
Dünya ahirette murad alasın Şu cihanda
çok sefalar süresin Bundan büyük rütbelere eresin
Güneş gibi doğdun kahraman Kemal
Haktan ola
düşmanların belası Yakından alınır Kars'ın
Kalesi Asker abdurrahman kapın kölesi Her yaraya
merhem kahraman Kemal
KEMAL
GÜLALİ (1923-1991) Kemal Gülali, 1923 yılında
Kağızman'da doğmuştur. Babası Sehrenk, annesi ise Zöhre'dir. Lakaplarına "Kelaliler"deniliyor.
Karayollaraından emekli olan ve Ankara'ya göç eden
ozanımız, 1991 yılında vefat etmiştir.
DUA Bir katreden oldum hasıl Merhamet et
gözümü sil Yapma beni zabun zezil Sana sığındım
Allah'ım
Kime gideyim yardıma Merhamet et
feryadıma Yetiş Tanrım imdadıma Sana sığındım
Allah'ım
Küçükten yetim bıraktın İçimi ateşle
yaktın Hamd olsun bu güne çıktım Sana sığındım
Allah'ım
Affedip beni bağışla İçimi nurunla
işle Lutfeyle göreyim düşle Sana sığındım
Allah'ım
Kendin birsin ismin binbir Tanrım ne
olur beni güldür Gülali günahkar kuldur Sana
sığındım Allah'ım

MAHMUT
UĞURLU
Mahmut Uğurlu, 1924 yılında Kağızman'da
doğdu. Maliye Yoklama Memurluğu'ndan emekli olan ozanın,
"Kağnıların Sesi" adlı bir kitabı vardır.
GÜL
BAZI BAZI Ne ağlarsın gönül hep deli deli Gel
ağlama gönül bazı bazı Durmadan akıyor gözümün
seli Çağlayan yaşını sil bazı bazı
Ne güzel
cihanın bağı bostanı Gönül yaralısın yoksa hasta
mı? Hepten terk eyledik kahveyi hanı Hep ağlama
gönül gül bazı bazı
Mahmut yaralıdır ne derse
yetmez Fanidir cilvesi hayalden gitmez Yansa da
ocağı dumanı tutmaz Hep ağlama gönül gül bazı
bazı
OSMAN GÜLENİ(1925-1964) Osman Güleni Kğızman'ın Kozlu Köyü'nde 1925 yılında dünyaya
gelmiştir.Babası Bahri anası ise Lali'dir.Osman
Güleni'nin birçok şiirlerinden çoğu kaybolmuştur.Bilinen
bazI şiirleri vardır.
NE YAPAR Kuluna yar olsa canabı mevla Dünya ona düşman olsa neyapar İster
tüccar olsun isterse geda Garipleri arslan olsa ne
yapar?
Kuluna yar olsa cenabı barı Veren o
alan o devleti vari Bir adamın çarkı dönerse
geri Bütün koldan ihsan olsa ne yapar?
Dertli
kullarının derin yarası Kimse bilmez kaç yıl sürer
arası Kuluna bakmasa yüce mevlası Eflatun u lokman
olsa neyapar?
Gülen osmaniyim yandım
ataşa Yaradan kulunu vurmasın taşa Kaderde yazılan
gelirse başa Dert sahibi pişman olsa ne
yapar?
YOKSULİ(1925-1993) Yoksuli, 1925
yılında Kağızman'da doğmuştur. Babası Paşa Hoca, annesi
ise Lalizer'dir. Lakaplarına "Dımolar" denilmektedir.
Yine Yoksuli mahlaslı, Dımo Ethem'in torunu
sayılmaktadır. Yoksuli'nin asıl adı, Binali
Kadak'tır. Evli, beş çocuk babası olan ozanımız, saz
çalar. Çok sayıda şiiri bulunmaktadır. Yergi ve öğüt
şiirleri ağırlıktadır. Yoksuli, 1993 yılında Kağızman'da
vefat etmiştir.
USANDIK Yetiş Mehdi Resul sahib-i zaman Kadınların zinasından usandık Giyer
mini etek uçar gerdanı Ellerinin kınasından
usandık
Bozuldu ümera çekeriz zahmet Kayıp
oldu imam yoktur merhamet Kesildi bereket yağmıyor
rahmet Tarlaların denesinden usandık
Mecliste
oturur alır parayı İş bitti mi sormaz bir
fukarayı Seçimlerde atar palavrayı Vekillerin
çenesinden usandık
On yaşında doktor on beş de
ebe Bu nasıl düzendir bu nasıl debdebe Karı
yetmişinde gine der gebe Çocukların anasından
usandık
Yoksul der alemde adi bir kulum
Rahmet bölgesine yürüdü zulüm Günde üç beş defa
farz olur ölüm Ömrümüzün senesinden
usandık
DELOĞLAN Asıl
adı Emin Akan olan ve şiirlerini Deloğlan mahlasıyla
yazan şair , 1926'da Kağızman'da doğdu. Babası öğretmen
olduğu için, ortaokulu Zile'de, liseyi Sivas'ta okudu.
Tıp Fakültesi Eczacılık Bölümünü bitirdi. Halk müziği
ile uğraştı. Bağlama ve ud çaldı. Tambur öğretmenliği
yaptı. Tambur metodu üzerine kitap yazdı. Fethiye'de
oturmakta olup, bir çok bestesi vardır.
KAĞIZMAN
Şu dünyaya sende açtım gözümü Kahramanlar yurdu
güzel Kağızman Sende buldum senden aldım özümü
Mihribanlarla yurdu güzel Kağızman
Pek çok
çektim dost bildiğin düşmandan Mertliğinle oldun
binlerce candan Can verdin çıkmadın Anavatan'dan
Can canlar vurdu güzel Kağızman
Aşıklar
söyleşir sazı elinde Şairler avazı sözü dilinde
Kara sevda bülbülünde gülünde Şehribanlar yurdu
güzel Kağızman
Deloğlan mahlasım adım
Emin'dir Arşa deyse başım yerim zemindir Adına
kurbanım bu bir yemindir Neslihanlar yurdu güzel
Kağızman
CABİR TURAN(1929-1992) Cabir Turan
1929'da Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Annesi
Azize, babası ise Bahri'dir. Camuşlılı Halk Ozanı Cemal
Hoca'nın torunudur. Öğretmen mesleğinden emekli
olarak 1992 yılında vefat eden ozanımız, şiirlerinde
soyadını mahlas olarak kullanmıştır.
SAR BENİ
BENİ İnim inim inlerim bu anda Sanki vurmuş canan mar beni beni Ölüm döşeğinde buson kelamda Hatır
et halimi son beni beni
Beddua etmeye dilim
varmıyor Yakıp yandırmaya elim varmıyor Yandım
kimse bir yudum su vermiyor Korkarım ki yakar nar
beni beni
Ah çekerim ara ara ağlarım Bu
çeşminden kanlı yaşlar çağlarım Öz elimle öz yaramı
bağlarım Delik deşik etti har beni beni
Cehdelleyip ecel işim bitire Hiç bakmıyor
gönül ile hatıra Gel bakma Azrail götüre Çıkar
penceresinden vur beni beni
FİKRİ YILMAZ
Fikri Yılmaz, 1930 yılında Kağızman'ın Cemışlı
Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Babası İrfan, annesi ise Güleser' dir. Geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.
Son yıllarda Manisa'ya taşınmıştır. Şiirlerinde mahlas
olarak soy adı olan Yılmaz'ı kullanmaktadır.
TURNALAR Camışlı Köyü'nün yayla zamanı
Bakın nazar edin geçin turnalar Çimeni çiçeği
sarmış her yanı Soğuk sularından için
turnalar
Yeşermiş yaylası ovası dağı Yoğurdu
ayranı peyniri yağı Açılmış gülleri bülbül yatağı
Gezin semalarda uçun turnalar
Hacılar hocalar
yaylaya gider Kederlenme Yılmaz olmasın heder El
açmış Mevla'ya niyazın eder Rahmet duaların saçın
turnalar
MAKSUDİ Maksudi, 1931 yılında Kağızman'ın Çilehane Köyü'nde doğdu. Baba adı Mirza, anne adı Zinnet'tir. Maksudi mahlasıyla şiirler yazan şairimizin
asıl adı Halis Çetin'dir. Maksudi 1951 yılında Köy
Enstitüsü'nde mezun olmuştur, Bitlis'te öğretmenliğe
başlamıştır. 1960 yılında yedek subay olarak askerliğini
yapmış 1961 yılında Kağızman Halk Eğitim Müdürlüğü'ne
atanarak bu görevden emekli olmuş. Şamil isimli
şairimiz de Maksudi'nin anne tarafından dedesidir.
EL ÇEKER Aşkın cellatları tutmuş yakamı Ne
beni öldürür nede el çeker O vefasız benden ümit
keseli Ne bir mektup yazar nede bir tel çeker
Gönül penceredir kırma camımı Mevla'm hayır
kılsın son encamını Benden başka bu hicran kervanı
Ne katar götürür nede fil çeker
Ecel
menzilinde vuslat bulanda Ömür bahçesinde gülü
solanda Günler tamamlanıp vade dolanda Bir gün
kabristana bizi yol çeker
Aşkın denen illetin
yoktur çaresi Acep çok mu çeker bunun arası
İflah olmaz Maksudi'nin yarası Kaç devir dolanır
nice yıl çeker
KEMALLİ Kemalli, 1931
yılında Kağızman'ın Çeperli Köyü'nde doğmuştur. Asıl adı Nürettin Yılmaz'dır. Baba adı Hacı Molla Muhittin, anne
adı Sona'dır. Kemalli, Kars'ta oturmakta ve
manifaturacılık yapmaktadır.
ÖLENE KADAR Bir
Leyla'ya aşık oldum gezerim Düşerim peşine bulana
kadar Gel benim canımı al nazlı yarim Azrail
gelipte alana kadar
Üç beş kardeş geçinirken gül
gibi Kazanırlar akım olur sel gibi Filiz sürer
fidan olur dal gibi El kızı koynuna girene
kadar
Kemalli yanmadan aşkın narına Güvenin
olmasın dünya malına Yakalansın muhannetin torunu
Daha ne konuşmam ölene kadar
ATEŞOĞLU 1931
yılında Kötek'te doğmuştur. Baba adı Ahmet, anne adı
Fatma'dır. Şairimizin asıl adı Mehmet Ateş'tir. Soyadından esinlenerek mahlas olarak şiirlerinde Ateşoğlu adını kullanmıştır.
TEMBELLER
DESTANI Hele susun size bir şey söyleyeyim Acep
nasıl olur işi tembelin Çalışıp gezmeyi hastalık
sayar Kurtulmaz beladan başı tembelin
Kessem
kafasını bir işe gitmez Harmanı sel alsa ölür el
atmaz Komşudan utanmaz söz tesir etmez Derelerde
kalır leşi tembelin
İncitmez kendini hafif
dolaşır Bu bir hastalıktır hemen
bulaşır Çocukları açtır evde dolaşır Kesilir
ekmeği aşı tembelin
Yeter Ateşoğlu bu kadar olmaz
Bunların yüzüde hiçbir gün gülmez Dünyada
çalışmaz ahiret bilmez Boşuna geçermiş yaşı
tembelin
|
CEVLANİ
(18-19. Yüzyıl) Kağızman'ın Toprakkale mahallesinde
doğmuştur. Kağızman'ın işgali üzerine şiirler yazan
şairimizin, doğum ve ölüm tarihi kesin bilinmemektedir.
Ancak 1860 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Rus
istilasının ilk yıllarında Kağızman'ın halini uzun bir
destanla dile getirmiştir.
RUS'A KALAN
KAĞIZMAN'IN DESTANI Al -Osman çekildi kaldık Urusa
Yaktı Ehl-i İslamını narın Kağızman Kara bahtın
kem talihin elinden Kara geldi yaz baharın Kağızman
"Abeşik"i yolladılar dağlara Dırıgon'u düzdü
solu sağlara "Kazağ"ı da teslim etti bağlara Gör
nasıl bağlandı zarın Kağızman
Bağların başını Urus bağ eder Yığar büyükleri istindağ eder Nice
bin haneler kül toprağ eder Yangın gördü nice yerin
Kağızman
Bizler dinlemedik yakın uzağı
Küffar başımıza kurdu tuzağı Kara kol bağladı
bütün Kazağ'ı Açılmaz bir yana sırrın Kağızman
Ezel baştan Şerif Beyler yazıldı Orda Mısto
Beyin rengi bozuldu Şenlik ona baktı yola
düzüldü Yok mu senin hülüskarın Kağızman
Mısto Bey dedi ki korkmam göçerlik Gani
Mevla'm kanat verdi uçarık Cahallar meşveret kurdu kaçarık Ya neylesin ihtiyarın Kağızman
Matuşkalar ayvanlara göçende Türlü türlü
meyveleri seçende İshak kuşları firgat ile geçende
Kan yaş döker her puvarın Kağızman
Yaz olanda iğde çiçeği açar Güzel
olan gülü yanağa saçar Hayıf güzellere çirkinler
kocar Ne yaman ters dönmüş surun Kağızman
Gör
nice mahzundur bahçeler bağlar Şimdi ölülere yerinir
sağlar Gökteki melekler ah edip ağlar Arşa çıktı
ah u zarın Kağızman
Dertli cavlan yaptı böle
destanı Sizler zannetmeyin dertil olanı Ahırında
terk ederik biz seni hiç yoğumuş itibarın
Kağızman
ŞAMİL
(...?1918) Şamil adlı şairimiz, oğlu Şakir'in verdiği
tahmine göre 1857-1880 yılları arasında Kağızman'a bağlı Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Fakat yapılan araştırmalara
göre Kağızman Nüfus Müdürlüğü'nde kaydına
rastlanmamıştır. Yanlız, Şamil kırk yaşlarında 1918
Türk-Ermeni savaşında şehit düşmüştür. Şamil'in
hanımı Nisbet'ten Zinnet, Fatma, Emine, Bekir, Şakir,
Zakir isimlerinde çocukları olmuştur. Sadece Şakir
hayattadır. Şamil'in oğulları soyad olarak, Deniz ismini
almışlardır.
GELENİM YOKTUR Arz eyleyip
çıktım gurbet ellere Yatarsam üstüme gelenim
yoktur Vadem hitap bulur vefat edersem Yığılıp
namazım kılanım yoktur
Anam yoktur yaşım yaşım
ağlaya Bacım yoktur karaları bağlaya Elim ulusum
yok ciğerimi dağlaya Hazret ateşine yananım
yoktur
Geriye kalmadı devletim verım mevlam
birdir resul hakka giderim Der şamil bahçede bir dal
fidanım Eşim yok dostum yok yaranım yoktur
SAZCI
HALİL (1889-1975) (Orman) Sazcı Halil, 1889 yılında
Kağızman'da doğmuştur. Babasının adı İsmail, annesinin
adı Kıymettir. Halil çok iyi saz çaldığından dolayı,
Sazcı Halil olarak anılmıştır. Sazcı Halil'in ustasının,
Yusuf Sezai olduğu söylene gelmektedir. Sazcılığın yanı sırameclislerde hikaye anlatarak, Durak Ahmet ve Erdemi'ye eşlik etmiştir.
KAĞIZMAN Narin kale
derler diğer adına Manzarana doyulur mu
Kağızman? Kucak açmış ahbabına yadına Eşsiz sevgi
son bulur mu Kağızman?
Uzaktan seyreden bir
cennet sanar Bahçede bülbüller yaylanda
pınar Arasın başına ulu bir çınar Dertli sesler
duyulur mu Kağızman?
Her mevsim bir renge bürünür
yüzün Kış gelir çevrede doğar bir hüzün Doğuştan
mı kara yazılmış yazın? Nimetlerin sayılır mı
Kağızman?
Armudu, elması, vişnesi,
dutu Peyniri, yoğordu, ayranı, sütü Yaylası,
koyunu, kuzusu, eti Gören eller bayılır mı
Kağızman?
Tarihten yer almış ağır
yarası Zulmetmiş Ermeni bağlatmış yası Kahraman
kesilmiş sağı hastası Şehitlerin sayılır mı
Kağızman?
Minarelerden eksilmedi ezanın Zalim
düşman bozmadı düzenin Halil bir ferdidir şirin
kazanın Sana kötü diyilir mi
Kağızman?
SARAÇ
HASAN (1894-1949) Saraç Hasan 1894yılında Kağızman'da
doğmuştur.Babasının adı Kamil, annesinin adı ise
Zekiye'dir. Hanımı Selime'dir. Seracılıkla uğraşan ozan,
şiirlerinde mahlaç olarak Saraç Hasan'ı kullanmıştır.
Ailesi Saraçoğlusoy adını almıştır.
SOLA
ÇEVRİLİR Sabahtan uğradım ben bir güzele Sağdan
selam verir sola çevrilir Duysa yoksulluğun samimi doatun Keser muhabbeti ele çevrilir
Sakın her
kişiyi dostun sanma El için ateşe düşüp te yanma
Cahillerin meclisinde bulunma Gider altın adın
pula çevrilir
Saraç Hasan der ki var ise varın
Allah bol eylesin kazancın karın Yoksulluğun
duysa evdeki karın Alır şalkatını yola
çevrilir
EMİRHAN ÖZCAN(Kul Emirhan) Kul
Emirhan 1902'de Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde doğmuştur.
Bir süre eğitmenlik yapmış. Yine aynı köyde olan Cemal
Hoca, Kul Emirhan'a hem öğretmenlik hem ustalık
yapmıştır. 14 Şubat 1987 yılında kendi köyünde vefat
etmiştir.
EFSANE MİDİR? Ne ile mest olan
divane gönlüm Şad olmaz yahu efsane midir? Na hak
yere ekmek kimseye zulsim Gördüğün sinek mi pervane
midir?
Kara ekmez gezer amma izi yok Nutuk
bilir konuşmaz sözü yok Her hala vakıftır fakat sözü
yok Sırrı günhan olur divane midir?
Bebeser
olmaz gaybi görenler Sırdaşıdır bile fezer erenler
Dost bağının güllerini derenler peymane
midir? Kul Emirhan gibi peymane
midir?
SEYADİ (1905-1977) Seyadi
mahlasıyla şiirler yazmış olan şairimizin asıl adı,
Mehmet Yıldız olup 1905 yılında Kızılveren doğmuştur.
Annesinin adı Nene, babasının adı ise Ali'dir. Hanımı
Siso'dan 8 çocuğu olmuştur. 1977 yılında vefat eden
şairimizin oğlu Özer Yıldız'dan on sekiz şiir tespit
edilmiştir.
YAVAŞ YAVAŞ Ölüm döşeğine
düştüğüm zaman Çekilir ayaktan can yavaş
yavaş Mevlam hasret ede tevhit getirem Kurur
damarlarda kan yavaş yavaş
Yüksek uçan gönül
duraklar o gün Hiç akla gelmez ne toy ne
düğün Dökerler ağzıma su yudum yudum Toplanır
ulkuma can yavaş yavaş
Götürürler musallaya
koyarlar Saf saf olur namazımı kılarlar O dem Sedayi'yi kabre koyarlar Atarlar üstüme kül yavaş
yavaş
ALİ ÇAVUŞ (1911-1986) Ali Çavuş
Kağızman'ın Kozlu Köy'ünde 1911 yılında doğmuştur.
Babasının adı Pehlül, anasının adı Züleyha'dır. İlkokul
birinci sınıfından ayrılan ozan, okuma yazmayı az
bilmektedir. Ali Çavuş'un soyadı Balta'dır. Mahlası Ali
Çavuş olan ozana, çevrede Alen Emi'de denmektedir.
Geçmişini, değirmencilik ve duvar ustlığı yaparak
sağlayan Ali Çavuş, Kötek Köyü'nde oturmaktaktaydı. 1986
yılında bir trafik kazasında vefat etmiştir.
DOSTUM Dur dinle sözümü nasihatim
var Herkesin borcunu yoklama dostum Bir çiçek
olsa sana sadık yar Koparıp dalından koklama
dostum
Durma dostum durma zaman alışır Ayrılma
insanın ilmine karış Dürüst ahlaklı ol güzelce konuş
Dar kafeste fikir saklama dostum
Tat almak
istersen kaysı yemiş ol Sukutun altında sözde gümüş
ol Gücenme siteme fikri geniş ol Ağır sözle
halkı oklama dostum
Ali Çavuş sözün kime
layıktır Sen gaflette isen şahın ayıktır ilimi
bilmeyen ondan farıktır Doğru bir kimseyi tozlama
dostum
LAÇIN ALADAĞLI (1918-1980) Laçın
Aladağlı 1918yılında Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde
doğmuştur. Babasını adı Ali, annesinin adı ise
Sultan'dır. Laçın Aladağlı'nın asıl ismi Laçın Kurt'ur.
Mahlas olarak Aladağlı ismini benimsemiştir.
Oğullarından İsmail, babasının sürdürmüş olduğu aşıklığı
devam ettirmiş ve onun yolunda gitmiştir.
DAĞLAR
YARALI Etrafını kar bürümüş Dağlar yaralı yaralı
Sular cemaline ermiş Çağlar yaralı yaralı
Sevdası sevimden gitmez Ünüm çatmaz gücüm
yetmez Güller solgun bülbül ötmez Bağlar yaralı
yaralı
Kattılar gamın köşküne Sormadılar ki
suçu ne Felek mi vurmuş Laçın'a Ağlar yaralı
yaralı
MENNANİ Mennani,
1925 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babası Recep, annesi
ise Naide'dir. Mennani'nin asıl adı Yemen Ateş'tir.
Yörede adına "Dede" derler. Akıcı üslubu olan
şairiniz, ticaretle uğraşmaktadır. Mennani, İzmir'de
ikamet etmektedir.
YAZDI BENİ Neden ise nazlı
yarim Bugün yine üzdü beni Kattı kederli saffına
Bir hizaya sürdü beni
Dedim nedir kadan
alim Konak et yanında kalim Biraz gülkü
neşelenim Göz ucuyla süzdü beni
Geçti salına
salına Yine azmetti yoluna Gizlinden düştüm
dalına Hemen duydu sezdi beni
Gördü gülümsedi
durdu Mennan'a teselli verdi Otağında yer ayrıldı
Mihman dedi yazdı beni
ŞAHMETTİN
TOPER 1928yılında, Kümbetler Mahallesinde doğmuştur.
Babası Sedikan annesi Siso'dur. Kardeşi Necmettin Toper ve Çilehaneti mehmet Orhan ile birlikte düğünlerde
yıllarca davul çalgıcılığı yapmıştır.
İHTİYARLIK Bir destan yazayım size Bu
dünya fanidir bize Sızılar inmiştir dize
İhtiyarlık ihtiyarlık
Girmişim yetmiş
yaşına Ne işler geldi başına Ağullar katmış
aşına İhtiyarlık ihtiyarlık
Yokuşu indim
yarıya Ne zeval geldi araya Sözüm de geçmez
karıya İhtiyarlık ihtiyarlık
Ben gezerim ağır
ağır Kulak yoktur mükkam bağır Karı topal bende
sağır İhtiyarlık ihtiyarlık
Şahmettin böyle
yazdı Sorsan neleri gezdi Kalemde yazmaktan
bezdi İhtiyarlık ihtiyarlık
NİYAZİ
(1932-1985) Niyazi, 1932 yılında Kağızman'ın Kötek
Beldesinde doğdu. Baba adı Hüseyin, anne adı Azize'dir.
Asıl adı Zübeyt Irgalı'dır. Geçmişte çiftçilik, şoförlük
inşaatçılık yaparak kazanmış. 28 Şubat 1985 yılında
vefat etmiştir.
YARALI Kara bahtım kem talihim
elinden Ahvalım yaralı halım yaralı Koklamak
istedim bahçem gülümden Filizim yaralı dalım yaralı
Dünyanın sırrına aklım ermedi El çalıp
yarama merhem sürmedi Peteğim çalışıp oğul vermedi
Kovanım yaralı balım yaralı
İstesem dünyada
sarayı tahtı Felek beni neye neye bıraktı Süt
içtim dostlarımdan dilimi yaktım Dudağım yaralı
dilim yaralı
Felek beni büküp büküp katladı
Gönlüm gam şişesi düşüp çatladı Aşk bombası
kucağında patladı Kanadım yaralı kolum
yaralı
Niyaz'am düşündüm ben neden neyim
Herkesten kötüyüm ben bir ednayım Ne kasaba
şehir nede ki köyüm Harabem yaralı külüm
yaralı
KEMAL UĞURLU Kemal Uğurlu, 1932 yılında
Kağızman'ın Toprakkale Mahallesi'nde doğmuştur. Baba adı
Mehmet, anne adı Nene'dir. Şairin Kağnıların Sesi
adlı şiir kitabı vardır.
SEVGİLİM
Türlü
çiçeklerden almıştır rengini Misli ambar gibi kokan
sevgilim Çok aradım bulamadım dengini Ateş ile
beni yakan sevgilim
Hayran oldum baldan tatlı
diline Dünyayı değişmem zülfün teline Dolasam
kolunu ince beline Pervaneler gibi dönen
sevgilim
Şöyle bir edası düşman öldürür. Hele
o cilvesi başım döndürür Kemal Uğurlu'nda methin
bildirir Beni sevdalara sokan
sevgilim
İBRAHİM AYDEMİR
(1935-1982) İbrahim Aydemir,1935 yılında Kağızman'a
bağlı Oluklu Köyü'nde doğdu.Babasının adı
Kurban,anasının adı Hanım'dır. Çok sayıda şiir yazmış
olan şairimiz İbrahim Aydemir,1982 yılında Kağızman'ın
Toprakkale Mahallesi'inde ki Avcı Mahmut İlkokulu'nda
müdür olarak görev yapmakta iken, hastalanarak vefat
etmiştir.
SELAM GÖTÜRÜN (İbrahim Aydemir,
Kağızman'da şehit düşen Avcı Mahmut için alttaki şiiri
yazmıştır.) Vatan toprağında yatan
şehitler Kükreyip felaha koşan yiğitler Yirmi
sekiz Eylül'de katılan Türkler Avcı Mahmut Bey'e
selam götürün
Gezgez dağlarını gezen
rüzgarlar Aras boylarını kesen rüzgarlar Yurdunu
hasretini sezen rüzgarlar Avcı Mahmut Bey'e selam
götürün
Kışlanın sırdaşı duran
duvarlar Namlıdan fırlayıp vuran koyanlar Yükselip
gökleri saran dumanlar Avcı Mahmut Bey'e selam
götürün
Avcı Mahmut ismi dillere destan
Minnettardır ona güzel Kağızman Faniden kurtulup
ebede koşan Cennet yolcusuna selam
götürün
Sizlerin kanıyla kurtuldu vatan
Kahraman Türklerin kalbinde yatan İlhamı atadan
ülküsü vatan Bizlerden onlara selam
götüren
SEYFİ ZİNDANİ (1936-1991) Seyfi
Zindani, 1936 yılında Kağızman'da doğmuştur.Babasının
adı Seyfullah,anasının adı Mahizer'dir. Seyfi
Zindani'nin asıl adı Seyfettin Kırlı olup lakaplarına
Kirliler denilmektedir. Memur emeklisi olan Seyfi
Zindani , 1991 yılında vefat etmiştir.
YAŞLI
GÖZLER Çimen çiçek çise almış Ağlamışsın yaşlı
gözler Niçin her taraf ıslanmış Ağlamışsın yaşlı
gözler
Dünya ekseninde döner Güneş yavaş yavaş
iner Akşam oldu zamanım dar Ağlamışsın yaşlı
gözler
Buzlar erir yaz olunca Bülbül gülşene
konunca Dostlar hatıra gelince Ağlamışsın yaşlı
gözler
Oğlum kızım torunum var Yaşam gibi
sorunum var Zindani der yaranım var Ağlamışsın
yaşlı gözler
SELAMİ Asıl adı Mehmet
Avcıoğlu olan Selami mahlası şairimiz , 1936 yılında
Kötek'te doğmuştur.Babasının adı Abubekir, anasının adı
ise Gülü'dür.Geçimini çiftçilikle
sağlamıştır.
SELAM SÖYLE
Badı sabah gider
isen Yaranlara selam söyle Eşi dostu görür isen
Kalanlara selam söyle
Ben ağlarım özüm
ağlar Sazım ağlar sözüm ağlar Hasret kaldım gözüm
ağlar Gülenlere selam söyle
Mansur gibi düştüm
dara Sinemden eksilmez yara O gül yüzlü
komşulara Var olanlara selam söyle
Bu dert
beni harap etti Yedi ömrümü tüketti Ecel geldi
giden gitti Kalanlara selam söyle
İçim
bağladı çıbana Muhtaç kalmışım dermana Varır
isen Kağızman'a Gelenlere selam söyle
Sara
bilmem bu yarayı Yıkıldı gönlüm sarayı Bu Selami
biçareyi Soranlara selam söyle
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
|
Geri
|
|