Ana Sayfa
        Kars Forum
        Profiliniz
        Kars Seri İlanlar
        Ziyaretci Defteri
        Kars Resimleri
        Kars Video Galerisi
        Sarıkamış Facia
        Ermeni Sorunu
        Kars Evliyaları
        Kars Yemekleri
        Kars Turizm
        Iğdırda Turizm
        Ardahanda Turizm
        Kars Milletvekilleri
        Kars Telefon Rehberi
        Kars Müziği
        Kars E-CARD
        Posta Kodları
        Kafkas Üniversitesi
        Kars Eğitim Öğretim
        Tarih Öncesi Kars
        Osmanlıda Kars
        Kars Aşıkları
        Kars Halk Oyunları
        Kars Kültürü
        Kağızmanlı Hıfzı
        Sefil Baykuş
İSLAMİYET
 Kars Hava Tahmini 
  
KARS
FİRMA REHBERİ

KARS RESİMLERİ





















İLÇELERİMİZ

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Yeni Sayfa 2

OZANLAR HAKKINDAKİ BİLGİ RESİM VE ŞİİRLERİ(MÜCAHİT ÖNAL-GÜNÜR KARAAĞAÇ-SAİT KÜÇÜK ün yazmış olduğu Kağızman ısmarladım nargele kitabından faydalaanılmıştır. Kendilerine bir hemşeri olarak teşekkürler ederim.)

NEFİ       CEMAL HOCA

 

tmp3.jpg

ESMANİ (18-19.Yüzyıl)
Esmani1850'li yıllarda Kağızman'da doğmuştur. Kars'ta oturan şairimiz Kağızman'da arazileri olduğundan dolayı sık sık gelip gidermiş. 93 Harbi'nde Tokat'a göçmüş. 1890 yıllarında tekrar Kağızman'a dönmüştür. ölüm tarihi kesinlikle bilinmemekte olup, 1914 yıllarında öldüğü sanılmaktadır.
Esmani, yaşadığı acıları, savaşları dile getiren çok güzel ağıtlar yazmış ve bu ağıtlara ünlenmiştir.

KAĞIZMAN GÖÇLERİNE
Hayrede encanım Cenabı Mevla
Sarardı elvanı muhacirlerin
Hep musavi olduk bey ile ağa
Bozuldu devarın muhacirlerin

Devranı alemin aksine döndü
Milyarder haneler mahvolup söndü
Gonca gülümüze baykuşlar kondu
Soldu gülistanın muhacirlerin

Gülistan bağları kaldı ağyara
Bilir mi kadrini ol yüzkara
Bülbüller misali başladı zara
Sabiyle sübyanı muhacirlerin

Sabi sübyan ağlar düştü yollara
Dağıldı her biri sağa sola
Abü dane attı gurbet ellere
Belirsiz mekanı muhacirlerin

Nana muhtaç oldu fakir fukara
Mevla yardım etsin kalmadı çare
Binde birisinde var üçbeş para
Yok kuvveti canı muhacirlerin

Dide kandan yaşlar döküldü dize
Analar evladın bıraktı düze
Esman' am kuruldu omuz omuza
Geçerek arası muhacirlerin


tmp2.jpg

DIMO ETHEM /YOKSULİ (1840-1905)
Dımo Ethem, 1840 yılında Kağızman'da doğmuştur. Yine torunlarından olan Yoksuli mahlasıyla şiirler yazan, Binali Kadak'ın babası Paşa Hoca'nın kaynatasıdır. Babasının adı Mevlüt, annesinin adı Mehbup'tur.Dımo Ethem, savaş yıllarında birçok acılar çekmiş,şiirler yazmıştır. Şiirlerin çoğu bulunamamıştır. Gerçek adı Dımo Ethem olan şairimiz Yoksuli mahlasını kullanmıştır. 1905 yılında Kağızman'da vefat etmiştir.

TALİP OLMUŞUM
Ağzı şeker dili kaymak sözü bal
Böle bir güzele aşık olmuşum
Bir güle talipmiş şeyda-i bülbül
Bense bir huriye talip olmuşum

Möhreyi vururum yolun üstüne
Bülbülüm yatarım gülün üstüne
Tereyağ sürerim balın üstüne
Günde yüz mihmana sahip olmuşum

Aşık Yoksuli'yim ömrümüz zayda
Oyari göremem haftada ayda
Kimseden kimseye yoğ imiş fayda
Ben kendi derdime tabip olmuşum

 


MUHACIR (1877-1961)
Muhacır mahlası ozanımız asıl adı Ömer Alıcı'dır. 1877 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babasının adı osman, anasının adı Fatma'dır.
Hanımı Hatice'den Münire, Niyazi, Mühübe, Osman, Esman adlı çocukları olmuştur. Geçimini bahçıvanlıkla sağlamıştır. 1 Ocak 1961yılında Kağızman'da vefat etmiştir.

CAN GAZİ PAŞA
Dinlen Atatürk'ün methin edeyim
Kurtardı bzleri can Gazi Paşa
Koymadı düşmanı sürdü bu yerden
Yaşattı bizleri can Gazi Paşa

Yaşasın yaşasın üçüncü ordu
Kıra dağlarında barikat kurdu
Hiç aman vermedi düşmanı kırdı
Yaşattı bizleri can Gazi Paşa


Meydanlar geçilmez olmuştu kandan
Düşman çevresini sardı dört yandan
Vatanı düşmandan kurtardı candan
Yaşattı bizleri can Gazi Paşa

Muhacır babanın sohbeti sözü
Ellisinden sonra nedecek sazı
Atatürk kurtardı hep cümlemizi
Yaşattı bizleri can Gazi Paşa


İKRAMİ(1890-1926)
İkrami 1890yılında doğmuştur. Aşık Dursun oğlu Mehmet Ali İkrami, Kağızman'ın Anlız ağaç Köyü'nden evlenerek bu köye içgüveysi olarak yerleşmiştir. 1926 yılında ölmüştür.
 

ARAS İÇİN
(Aras'ın tuğyanında söylenmiştir.)
Aras bir tecelli keşfetmiş haktan
Cemaline hayran olmuş gidiyor
Doğmuş derelerden dalgası taştan
Her bakana seyran olmuş gidiyor

Aras gümbür gümbür dağlardan akar
Sermest olmuş akar her yeri yıkar
Aşk ile bin türlü dalgalar çalkar
Halk yoluna kurban olmuş gidiyor

Kağızman dağları hey hey nidası
Esen Aras coşkun sular sedası
Der di ikram beni kılmış hüdası
Baştan başa umman olmuş gidiyor
 


ABDURRAHMAN (1894-1941)
Abdurrahman, 1894yılında Kağızman'a bağlı Camışlı Köyü'nde doğdu. Asıl adı Şehzade Önalan olup, şiirlerinde Abdurrahman mahlasını kullanmıştır. Babasının İbrahim, annesinin adı Saide'dir. 1941 yılında vefat etmiştir.

KAHRAMAN KEMAL
Mevla'm seni her maksuda yetire
Ahirette din imanın arttıra
Huriler cennete müjde götüre
Güçlü cesaretli kahraman Kemal

Divanına gelsem kıl bana huzur
Askerin pehlivan topların hazır
İmdada yetişsin Hazret-i Hızır
Sensin cephelerde kahraman Kemal

Dünya ahirette murad alasın
Şu cihanda çok sefalar süresin
Bundan büyük rütbelere eresin
Güneş gibi doğdun kahraman Kemal

Haktan ola düşmanların belası
Yakından alınır Kars'ın Kalesi
Asker abdurrahman kapın kölesi
Her yaraya merhem kahraman Kemal


tmp19.jpg

tmp7.jpg


KEMAL GÜLALİ (1923-1991)
Kemal Gülali, 1923 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babası Sehrenk, annesi ise Zöhre'dir. Lakaplarına "Kelaliler"deniliyor. Karayollaraından emekli olan ve Ankara'ya göç eden ozanımız, 1991 yılında vefat etmiştir.

DUA
Bir katreden oldum hasıl
Merhamet et gözümü sil
Yapma beni zabun zezil
Sana sığındım Allah'ım

Kime gideyim yardıma
Merhamet et feryadıma
Yetiş Tanrım imdadıma
Sana sığındım Allah'ım

Küçükten yetim bıraktın
İçimi ateşle yaktın
Hamd olsun bu güne çıktım
Sana sığındım Allah'ım

Affedip beni bağışla
İçimi nurunla işle
Lutfeyle göreyim düşle
Sana sığındım Allah'ım

Kendin birsin ismin binbir
Tanrım ne olur beni güldür
Gülali günahkar kuldur
Sana sığındım Allah'ım


 

tmp23.jpg

 

 tmp4.jpg


MAHMUT UĞURLU
Mahmut Uğurlu, 1924 yılında Kağızman'da doğdu. Maliye Yoklama Memurluğu'ndan emekli olan ozanın, "Kağnıların Sesi" adlı bir kitabı vardır.

GÜL BAZI BAZI
Ne ağlarsın gönül hep deli deli
Gel ağlama gönül bazı bazı
Durmadan akıyor gözümün seli
Çağlayan yaşını sil bazı bazı

Ne güzel cihanın bağı bostanı
Gönül yaralısın yoksa hasta mı?
Hepten terk eyledik kahveyi hanı
Hep ağlama gönül gül bazı bazı

Mahmut yaralıdır ne derse yetmez
Fanidir cilvesi hayalden gitmez
Yansa da ocağı dumanı tutmaz
Hep ağlama gönül gül bazı bazı
 


OSMAN GÜLENİ(1925-1964)
Osman Güleni Kğızman'ın Kozlu Köyü'nde 1925 yılında dünyaya gelmiştir.Babası Bahri anası ise Lali'dir.Osman Güleni'nin birçok şiirlerinden çoğu kaybolmuştur.Bilinen bazI şiirleri vardır.
 

NE YAPAR
Kuluna yar olsa canabı mevla
Dünya ona düşman olsa neyapar
İster tüccar olsun isterse geda
Garipleri arslan olsa ne yapar?

Kuluna yar olsa cenabı barı
Veren o alan o devleti vari
Bir adamın çarkı dönerse geri
Bütün koldan ihsan olsa ne yapar?

Dertli kullarının derin yarası
Kimse bilmez kaç yıl sürer arası
Kuluna bakmasa yüce mevlası
Eflatun u lokman olsa neyapar?

Gülen osmaniyim yandım ataşa
Yaradan kulunu vurmasın taşa
Kaderde yazılan gelirse başa
Dert sahibi pişman olsa ne yapar?
 


YOKSULİ(1925-1993)
Yoksuli, 1925 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babası Paşa Hoca, annesi ise Lalizer'dir. Lakaplarına "Dımolar" denilmektedir. Yine Yoksuli mahlaslı, Dımo Ethem'in torunu sayılmaktadır.
Yoksuli'nin asıl adı, Binali Kadak'tır. Evli, beş çocuk babası olan ozanımız, saz çalar. Çok sayıda şiiri bulunmaktadır. Yergi ve öğüt şiirleri ağırlıktadır. Yoksuli, 1993 yılında Kağızman'da vefat etmiştir.

USANDIK
Yetiş Mehdi Resul sahib-i zaman
Kadınların zinasından usandık
Giyer mini etek uçar gerdanı
Ellerinin kınasından usandık

Bozuldu ümera çekeriz zahmet
Kayıp oldu imam yoktur merhamet
Kesildi bereket yağmıyor rahmet
Tarlaların denesinden usandık

Mecliste oturur alır parayı
İş bitti mi sormaz bir fukarayı
Seçimlerde atar palavrayı
Vekillerin çenesinden usandık

On yaşında doktor on beş de ebe
Bu nasıl düzendir bu nasıl debdebe
Karı yetmişinde gine der gebe
Çocukların anasından usandık

Yoksul der alemde adi bir kulum
Rahmet bölgesine yürüdü zulüm
Günde üç beş defa farz olur ölüm
Ömrümüzün senesinden usandık

tmp22.jpg


 

tmp10.jpg

DELOĞLAN
Asıl adı Emin Akan olan ve şiirlerini Deloğlan mahlasıyla yazan şair , 1926'da Kağızman'da doğdu. Babası öğretmen olduğu için, ortaokulu Zile'de, liseyi Sivas'ta okudu. Tıp Fakültesi Eczacılık Bölümünü bitirdi. Halk müziği ile uğraştı. Bağlama ve ud çaldı. Tambur öğretmenliği yaptı. Tambur metodu üzerine kitap yazdı. Fethiye'de oturmakta olup, bir çok bestesi vardır.

KAĞIZMAN
Şu dünyaya sende açtım gözümü
Kahramanlar yurdu güzel Kağızman
Sende buldum senden aldım özümü
Mihribanlarla yurdu güzel Kağızman

Pek çok çektim dost bildiğin düşmandan
Mertliğinle oldun binlerce candan
Can verdin çıkmadın Anavatan'dan
Can canlar vurdu güzel Kağızman

Aşıklar söyleşir sazı elinde
Şairler avazı sözü dilinde
Kara sevda bülbülünde gülünde
Şehribanlar yurdu güzel Kağızman

Deloğlan mahlasım adım Emin'dir
Arşa deyse başım yerim zemindir
Adına kurbanım bu bir yemindir
Neslihanlar yurdu güzel Kağızman
 


CABİR TURAN(1929-1992)
Cabir Turan 1929'da Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Annesi Azize, babası ise Bahri'dir. Camuşlılı Halk Ozanı Cemal Hoca'nın torunudur.
Öğretmen mesleğinden emekli olarak 1992 yılında vefat eden ozanımız, şiirlerinde soyadını mahlas olarak kullanmıştır.

SAR BENİ BENİ
İnim inim inlerim bu anda
Sanki vurmuş canan mar beni beni
Ölüm döşeğinde buson kelamda
Hatır et halimi son beni beni

Beddua etmeye dilim varmıyor
Yakıp yandırmaya elim varmıyor
Yandım kimse bir yudum su vermiyor
Korkarım ki yakar nar beni beni

Ah çekerim ara ara ağlarım
Bu çeşminden kanlı yaşlar çağlarım
Öz elimle öz yaramı bağlarım
Delik deşik etti har beni beni

Cehdelleyip ecel işim bitire
Hiç bakmıyor gönül ile hatıra
Gel bakma Azrail götüre
Çıkar penceresinden vur beni beni
 


FİKRİ YILMAZ
Fikri Yılmaz, 1930 yılında Kağızman'ın Cemışlı Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Babası İrfan, annesi ise Güleser' dir. Geçimini çiftçilikle sağlamaktadır. Son yıllarda Manisa'ya taşınmıştır. Şiirlerinde mahlas olarak soy adı olan Yılmaz'ı kullanmaktadır.

TURNALAR
Camışlı Köyü'nün yayla zamanı
Bakın nazar edin geçin turnalar
Çimeni çiçeği sarmış her yanı
Soğuk sularından için turnalar

Yeşermiş yaylası ovası dağı
Yoğurdu ayranı peyniri yağı
Açılmış gülleri bülbül yatağı
Gezin semalarda uçun turnalar

Hacılar hocalar yaylaya gider
Kederlenme Yılmaz olmasın heder
El açmış Mevla'ya niyazın eder
Rahmet duaların saçın turnalar
 


MAKSUDİ
Maksudi, 1931 yılında Kağızman'ın Çilehane Köyü'nde doğdu. Baba adı Mirza, anne adı Zinnet'tir. Maksudi mahlasıyla şiirler yazan şairimizin asıl adı Halis Çetin'dir. Maksudi 1951 yılında Köy Enstitüsü'nde mezun olmuştur, Bitlis'te öğretmenliğe başlamıştır. 1960 yılında yedek subay olarak askerliğini yapmış 1961 yılında Kağızman Halk Eğitim Müdürlüğü'ne atanarak bu görevden emekli olmuş. Şamil isimli şairimiz de Maksudi'nin anne tarafından dedesidir.
 

EL ÇEKER
Aşkın cellatları tutmuş yakamı
Ne beni öldürür nede el çeker
O vefasız benden ümit keseli
Ne bir mektup yazar nede bir tel çeker

Gönül penceredir kırma camımı
Mevla'm hayır kılsın son encamını
Benden başka bu hicran kervanı
Ne katar götürür nede fil çeker

Ecel menzilinde vuslat bulanda
Ömür bahçesinde gülü solanda
Günler tamamlanıp vade dolanda
Bir gün kabristana bizi yol çeker

Aşkın denen illetin yoktur çaresi
Acep çok mu çeker bunun arası
İflah olmaz Maksudi'nin yarası
Kaç devir dolanır nice yıl çeker



KEMALLİ
Kemalli, 1931 yılında Kağızman'ın Çeperli Köyü'nde doğmuştur. Asıl adı Nürettin Yılmaz'dır. Baba adı Hacı Molla Muhittin, anne adı Sona'dır.
Kemalli, Kars'ta oturmakta ve manifaturacılık yapmaktadır.

ÖLENE KADAR
Bir Leyla'ya aşık oldum gezerim
Düşerim peşine bulana kadar
Gel benim canımı al nazlı yarim
Azrail gelipte alana kadar

Üç beş kardeş geçinirken gül gibi
Kazanırlar akım olur sel gibi
Filiz sürer fidan olur dal gibi
El kızı koynuna girene kadar

Kemalli yanmadan aşkın narına
Güvenin olmasın dünya malına
Yakalansın muhannetin torunu
Daha ne konuşmam ölene kadar


ATEŞOĞLU
1931 yılında Kötek'te doğmuştur. Baba adı Ahmet, anne adı Fatma'dır. Şairimizin asıl adı Mehmet Ateş'tir. Soyadından esinlenerek mahlas olarak şiirlerinde Ateşoğlu adını kullanmıştır.
 

TEMBELLER DESTANI
Hele susun size bir şey söyleyeyim
Acep nasıl olur işi tembelin
Çalışıp gezmeyi hastalık sayar
Kurtulmaz beladan başı tembelin

Kessem kafasını bir işe gitmez
Harmanı sel alsa ölür el atmaz
Komşudan utanmaz söz tesir etmez
Derelerde kalır leşi tembelin

İncitmez kendini hafif dolaşır
Bu bir hastalıktır hemen bulaşır
Çocukları açtır evde dolaşır
Kesilir ekmeği aşı tembelin

Yeter Ateşoğlu bu kadar olmaz
Bunların yüzüde hiçbir gün gülmez
Dünyada çalışmaz ahiret bilmez
Boşuna geçermiş yaşı tembelin

CEVLANİ (18-19. Yüzyıl)
Kağızman'ın Toprakkale mahallesinde doğmuştur. Kağızman'ın işgali üzerine şiirler yazan şairimizin, doğum ve ölüm tarihi kesin bilinmemektedir. Ancak 1860 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Rus istilasının ilk yıllarında Kağızman'ın halini uzun bir destanla dile getirmiştir.

RUS'A KALAN KAĞIZMAN'IN DESTANI
Al -Osman çekildi kaldık Urusa
Yaktı Ehl-i İslamını narın Kağızman
Kara bahtın kem talihin elinden
Kara geldi yaz baharın Kağızman

"Abeşik"i yolladılar dağlara
Dırıgon'u düzdü solu sağlara
"Kazağ"ı da teslim etti bağlara
Gör nasıl bağlandı zarın Kağızman

Bağların başını Urus bağ eder
Yığar büyükleri istindağ eder
Nice bin haneler kül toprağ eder
Yangın gördü nice yerin Kağızman

Bizler dinlemedik yakın uzağı
Küffar başımıza kurdu tuzağı
Kara kol bağladı bütün Kazağ'ı
Açılmaz bir yana sırrın Kağızman

Ezel baştan Şerif Beyler yazıldı
Orda Mısto Beyin rengi bozuldu
Şenlik ona baktı yola düzüldü
Yok mu senin hülüskarın Kağızman

Mısto Bey dedi ki korkmam göçerlik
Gani Mevla'm kanat verdi uçarık
Cahallar meşveret kurdu kaçarık
Ya neylesin ihtiyarın Kağızman

Matuşkalar ayvanlara göçende
Türlü türlü meyveleri seçende
İshak kuşları firgat ile geçende
Kan yaş döker her puvarın Kağızman

Yaz olanda iğde çiçeği açar
Güzel olan gülü yanağa saçar
Hayıf güzellere çirkinler kocar
Ne yaman ters dönmüş surun Kağızman

Gör nice mahzundur bahçeler bağlar
Şimdi ölülere yerinir sağlar
Gökteki melekler ah edip ağlar
Arşa çıktı ah u zarın Kağızman

Dertli cavlan yaptı böle destanı
Sizler zannetmeyin dertil olanı
Ahırında terk ederik biz seni
hiç yoğumuş itibarın Kağızman


ŞAMİL (...?1918)
Şamil adlı şairimiz, oğlu Şakir'in verdiği tahmine göre 1857-1880 yılları arasında Kağızman'a bağlı Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Fakat yapılan araştırmalara göre Kağızman Nüfus Müdürlüğü'nde kaydına rastlanmamıştır. Yanlız, Şamil kırk yaşlarında 1918 Türk-Ermeni savaşında şehit düşmüştür. Şamil'in hanımı Nisbet'ten Zinnet, Fatma, Emine, Bekir, Şakir, Zakir isimlerinde çocukları olmuştur. Sadece Şakir hayattadır. Şamil'in oğulları soyad olarak, Deniz ismini almışlardır.

GELENİM YOKTUR
Arz eyleyip çıktım gurbet ellere
Yatarsam üstüme gelenim yoktur
Vadem hitap bulur vefat edersem
Yığılıp namazım kılanım yoktur

Anam yoktur yaşım yaşım ağlaya
Bacım yoktur karaları bağlaya
Elim ulusum yok ciğerimi dağlaya
Hazret ateşine yananım yoktur

Geriye kalmadı devletim verım
mevlam birdir resul hakka giderim
Der şamil bahçede bir dal fidanım
Eşim yok dostum yok yaranım yoktur
 


tmp6.jpg

SAZCI HALİL (1889-1975) (Orman)
Sazcı Halil, 1889 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babasının adı İsmail, annesinin adı Kıymettir.
Halil çok iyi saz çaldığından dolayı, Sazcı Halil olarak anılmıştır. Sazcı Halil'in ustasının, Yusuf Sezai olduğu söylene gelmektedir. Sazcılığın yanı sırameclislerde hikaye anlatarak, Durak Ahmet ve Erdemi'ye eşlik etmiştir.
 

KAĞIZMAN
Narin kale derler diğer adına
Manzarana doyulur mu Kağızman?
Kucak açmış ahbabına yadına
Eşsiz sevgi son bulur mu Kağızman?


Uzaktan seyreden bir cennet sanar
Bahçede bülbüller yaylanda pınar
Arasın başına ulu bir çınar
Dertli sesler duyulur mu Kağızman?

Her mevsim bir renge bürünür yüzün
Kış gelir çevrede doğar bir hüzün
Doğuştan mı kara yazılmış yazın?
Nimetlerin sayılır mı Kağızman?

Armudu, elması, vişnesi, dutu
Peyniri, yoğordu, ayranı, sütü
Yaylası, koyunu, kuzusu, eti
Gören eller bayılır mı Kağızman?

Tarihten yer almış ağır yarası
Zulmetmiş Ermeni bağlatmış yası
Kahraman kesilmiş sağı hastası
Şehitlerin sayılır mı Kağızman?

Minarelerden eksilmedi ezanın
Zalim düşman bozmadı düzenin
Halil bir ferdidir şirin kazanın
Sana kötü diyilir mi Kağızman?


SARAÇ HASAN (1894-1949)
Saraç Hasan 1894yılında Kağızman'da doğmuştur.Babasının adı Kamil, annesinin adı ise Zekiye'dir. Hanımı Selime'dir. Seracılıkla uğraşan ozan, şiirlerinde mahlaç olarak Saraç Hasan'ı kullanmıştır. Ailesi Saraçoğlusoy adını almıştır.

SOLA ÇEVRİLİR
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Sağdan selam verir sola çevrilir
Duysa yoksulluğun samimi doatun
Keser muhabbeti ele çevrilir

Sakın her kişiyi dostun sanma
El için ateşe düşüp te yanma
Cahillerin meclisinde bulunma
Gider altın adın pula çevrilir

Saraç Hasan der ki var ise varın
Allah bol eylesin kazancın karın
Yoksulluğun duysa evdeki karın
Alır şalkatını yola çevrilir


EMİRHAN ÖZCAN(Kul Emirhan)
Kul Emirhan 1902'de Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Bir süre eğitmenlik yapmış. Yine aynı köyde olan Cemal Hoca, Kul Emirhan'a hem öğretmenlik hem ustalık yapmıştır.
14 Şubat 1987 yılında kendi köyünde vefat etmiştir.

EFSANE MİDİR?
Ne ile mest olan divane gönlüm
Şad olmaz yahu efsane midir?
Na hak yere ekmek kimseye zulsim
Gördüğün sinek mi pervane midir?

Kara ekmez gezer amma izi yok
Nutuk bilir konuşmaz sözü yok
Her hala vakıftır fakat sözü yok
Sırrı günhan olur divane midir?

Bebeser olmaz gaybi görenler
Sırdaşıdır bile fezer erenler
Dost bağının güllerini derenler peymane midir?
Kul Emirhan gibi peymane midir?


SEYADİ (1905-1977)
Seyadi mahlasıyla şiirler yazmış olan şairimizin asıl adı, Mehmet Yıldız olup 1905 yılında Kızılveren doğmuştur. Annesinin adı Nene, babasının adı ise Ali'dir.
Hanımı Siso'dan 8 çocuğu olmuştur. 1977 yılında vefat eden şairimizin oğlu Özer Yıldız'dan on sekiz şiir tespit edilmiştir.

YAVAŞ YAVAŞ

Ölüm döşeğine düştüğüm zaman
Çekilir ayaktan can yavaş yavaş
Mevlam hasret ede tevhit getirem
Kurur damarlarda kan yavaş yavaş

Yüksek uçan gönül duraklar o gün
Hiç akla gelmez ne toy ne düğün
Dökerler ağzıma su yudum yudum
Toplanır ulkuma can yavaş yavaş

Götürürler musallaya koyarlar
Saf saf olur namazımı kılarlar
O dem Sedayi'yi kabre koyarlar
Atarlar üstüme kül yavaş yavaş
 


ALİ ÇAVUŞ (1911-1986)
Ali Çavuş Kağızman'ın Kozlu Köy'ünde 1911 yılında doğmuştur. Babasının adı Pehlül, anasının adı Züleyha'dır. İlkokul birinci sınıfından ayrılan ozan, okuma yazmayı az bilmektedir. Ali Çavuş'un soyadı Balta'dır. Mahlası Ali Çavuş olan ozana, çevrede Alen Emi'de denmektedir.
Geçmişini, değirmencilik ve duvar ustlığı yaparak sağlayan Ali Çavuş, Kötek Köyü'nde oturmaktaktaydı. 1986 yılında bir trafik kazasında vefat etmiştir.

DOSTUM
Dur dinle sözümü nasihatim var
Herkesin borcunu yoklama dostum
Bir çiçek olsa sana sadık yar
Koparıp dalından koklama dostum

Durma dostum durma zaman alışır
Ayrılma insanın ilmine karış
Dürüst ahlaklı ol güzelce konuş
Dar kafeste fikir saklama dostum

Tat almak istersen kaysı yemiş ol
Sukutun altında sözde gümüş ol
Gücenme siteme fikri geniş ol
Ağır sözle halkı oklama dostum

Ali Çavuş sözün kime layıktır
Sen gaflette isen şahın ayıktır
ilimi bilmeyen ondan farıktır
Doğru bir kimseyi tozlama dostum


LAÇIN ALADAĞLI (1918-1980)
Laçın Aladağlı 1918yılında Kağızman'ın Camışlı Köyü'nde doğmuştur. Babasını adı Ali, annesinin adı ise Sultan'dır. Laçın Aladağlı'nın asıl ismi Laçın Kurt'ur. Mahlas olarak Aladağlı ismini benimsemiştir. Oğullarından İsmail, babasının sürdürmüş olduğu aşıklığı devam ettirmiş ve onun yolunda gitmiştir.

DAĞLAR YARALI
Etrafını kar bürümüş
Dağlar yaralı yaralı
Sular cemaline ermiş
Çağlar yaralı yaralı

Sevdası sevimden gitmez
Ünüm çatmaz gücüm yetmez
Güller solgun bülbül ötmez
Bağlar yaralı yaralı

Kattılar gamın köşküne
Sormadılar ki suçu ne
Felek mi vurmuş Laçın'a
Ağlar yaralı yaralı


MENNANİ
Mennani, 1925 yılında Kağızman'da doğmuştur. Babası Recep, annesi ise Naide'dir. Mennani'nin asıl adı Yemen Ateş'tir. Yörede adına "Dede" derler.
Akıcı üslubu olan şairiniz, ticaretle uğraşmaktadır.
Mennani, İzmir'de ikamet etmektedir.

YAZDI BENİ
Neden ise nazlı yarim
Bugün yine üzdü beni
Kattı kederli saffına
Bir hizaya sürdü beni

Dedim nedir kadan alim
Konak et yanında kalim
Biraz gülkü neşelenim
Göz ucuyla süzdü beni

Geçti salına salına
Yine azmetti yoluna
Gizlinden düştüm dalına
Hemen duydu sezdi beni

Gördü gülümsedi durdu
Mennan'a teselli verdi
Otağında yer ayrıldı
Mihman dedi yazdı beni


ŞAHMETTİN TOPER
1928yılında, Kümbetler Mahallesinde doğmuştur. Babası Sedikan annesi Siso'dur.
Kardeşi Necmettin Toper ve Çilehaneti mehmet Orhan ile birlikte düğünlerde yıllarca davul çalgıcılığı yapmıştır.

İHTİYARLIK
Bir destan yazayım size
Bu dünya fanidir bize
Sızılar inmiştir dize
İhtiyarlık ihtiyarlık

Girmişim yetmiş yaşına
Ne işler geldi başına
Ağullar katmış aşına
İhtiyarlık ihtiyarlık

Yokuşu indim yarıya
Ne zeval geldi araya
Sözüm de geçmez karıya
İhtiyarlık ihtiyarlık

Ben gezerim ağır ağır
Kulak yoktur mükkam bağır
Karı topal bende sağır
İhtiyarlık ihtiyarlık

Şahmettin böyle yazdı
Sorsan neleri gezdi
Kalemde yazmaktan bezdi
İhtiyarlık ihtiyarlık


tmp8.jpg

NİYAZİ (1932-1985)
Niyazi, 1932 yılında Kağızman'ın Kötek Beldesinde doğdu. Baba adı Hüseyin, anne adı Azize'dir. Asıl adı Zübeyt Irgalı'dır. Geçmişte çiftçilik, şoförlük inşaatçılık yaparak kazanmış.
28 Şubat 1985 yılında vefat etmiştir.


YARALI
Kara bahtım kem talihim elinden
Ahvalım yaralı halım yaralı
Koklamak istedim bahçem gülümden
Filizim yaralı dalım yaralı

Dünyanın sırrına aklım ermedi
El çalıp yarama merhem sürmedi
Peteğim çalışıp oğul vermedi
Kovanım yaralı balım yaralı

İstesem dünyada sarayı tahtı
Felek beni neye neye bıraktı
Süt içtim dostlarımdan dilimi yaktım
Dudağım yaralı dilim yaralı

Felek beni büküp büküp katladı
Gönlüm gam şişesi düşüp çatladı
Aşk bombası kucağında patladı
Kanadım yaralı kolum yaralı

Niyaz'am düşündüm ben neden neyim
Herkesten kötüyüm ben bir ednayım
Ne kasaba şehir nede ki köyüm
Harabem yaralı külüm yaralı


KEMAL UĞURLU
Kemal Uğurlu, 1932 yılında Kağızman'ın Toprakkale Mahallesi'nde doğmuştur. Baba adı Mehmet, anne adı Nene'dir.
Şairin Kağnıların Sesi adlı şiir kitabı vardır.

SEVGİLİM
Türlü çiçeklerden almıştır rengini
Misli ambar gibi kokan sevgilim
Çok aradım bulamadım dengini
Ateş ile beni yakan sevgilim

Hayran oldum baldan tatlı diline
Dünyayı değişmem zülfün teline
Dolasam kolunu ince beline
Pervaneler gibi dönen sevgilim

Şöyle bir edası düşman öldürür.
Hele o cilvesi başım döndürür
Kemal Uğurlu'nda methin bildirir
Beni sevdalara sokan sevgilim


İBRAHİM AYDEMİR (1935-1982)
İbrahim Aydemir,1935 yılında Kağızman'a bağlı Oluklu Köyü'nde doğdu.Babasının adı Kurban,anasının adı Hanım'dır.
Çok sayıda şiir yazmış olan şairimiz İbrahim Aydemir,1982 yılında Kağızman'ın Toprakkale Mahallesi'inde ki Avcı Mahmut İlkokulu'nda müdür olarak görev yapmakta iken, hastalanarak vefat etmiştir.

SELAM GÖTÜRÜN
(İbrahim Aydemir, Kağızman'da şehit düşen Avcı Mahmut için alttaki şiiri yazmıştır.)
Vatan toprağında yatan şehitler
Kükreyip felaha koşan yiğitler
Yirmi sekiz Eylül'de katılan Türkler
Avcı Mahmut Bey'e selam götürün

Gezgez dağlarını gezen rüzgarlar
Aras boylarını kesen rüzgarlar
Yurdunu hasretini sezen rüzgarlar
Avcı Mahmut Bey'e selam götürün

Kışlanın sırdaşı duran duvarlar
Namlıdan fırlayıp vuran koyanlar
Yükselip gökleri saran dumanlar
Avcı Mahmut Bey'e selam götürün

Avcı Mahmut ismi dillere destan
Minnettardır ona güzel Kağızman
Faniden kurtulup ebede koşan
Cennet yolcusuna selam götürün

Sizlerin kanıyla kurtuldu vatan
Kahraman Türklerin kalbinde yatan
İlhamı atadan ülküsü vatan
Bizlerden onlara selam götüren
 


SEYFİ ZİNDANİ (1936-1991)
Seyfi Zindani, 1936 yılında Kağızman'da doğmuştur.Babasının adı Seyfullah,anasının adı Mahizer'dir. Seyfi Zindani'nin asıl adı Seyfettin Kırlı olup lakaplarına Kirliler denilmektedir.
Memur emeklisi olan Seyfi Zindani , 1991 yılında vefat etmiştir.

YAŞLI GÖZLER
Çimen çiçek çise almış
Ağlamışsın yaşlı gözler
Niçin her taraf ıslanmış
Ağlamışsın yaşlı gözler

Dünya ekseninde döner
Güneş yavaş yavaş iner
Akşam oldu zamanım dar
Ağlamışsın yaşlı gözler

Buzlar erir yaz olunca
Bülbül gülşene konunca
Dostlar hatıra gelince
Ağlamışsın yaşlı gözler


Oğlum kızım torunum var
Yaşam gibi sorunum var
Zindani der yaranım var
Ağlamışsın yaşlı gözler


SELAMİ
Asıl adı Mehmet Avcıoğlu olan Selami mahlası şairimiz , 1936 yılında Kötek'te doğmuştur.Babasının adı Abubekir, anasının adı ise Gülü'dür.Geçimini çiftçilikle sağlamıştır.

SELAM SÖYLE
Badı sabah gider isen
Yaranlara selam söyle
Eşi dostu görür isen
Kalanlara selam söyle

Ben ağlarım özüm ağlar
Sazım ağlar sözüm ağlar
Hasret kaldım gözüm ağlar
Gülenlere selam söyle

Mansur gibi düştüm dara
Sinemden eksilmez yara
O gül yüzlü komşulara
Var olanlara selam söyle

Bu dert beni harap etti
Yedi ömrümü tüketti
Ecel geldi giden gitti
Kalanlara selam söyle

İçim bağladı çıbana
Muhtaç kalmışım dermana
Varır isen Kağızman'a
Gelenlere selam söyle

Sara bilmem bu yarayı
Yıkıldı gönlüm sarayı
Bu Selami biçareyi
Soranlara selam söyle

 

 

 

 

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN


Geri