Ana Sayfa
        Kars Forum
        Profiliniz
        Kars Seri İlanlar
        Ziyaretci Defteri
        Kars Resimleri
        Kars Video Galerisi
        Sarıkamış Facia
        Ermeni Sorunu
        Kars Evliyaları
        Kars Yemekleri
        Kars Turizm
        Iğdırda Turizm
        Ardahanda Turizm
        Kars Milletvekilleri
        Kars Telefon Rehberi
        Kars Müziği
        Kars E-CARD
        Posta Kodları
        Kafkas Üniversitesi
        Kars Eğitim Öğretim
        Tarih Öncesi Kars
        Osmanlıda Kars
        Kars Aşıkları
        Kars Halk Oyunları
        Kars Kültürü
        Kağızmanlı Hıfzı
        Sefil Baykuş
İSLAMİYET
 Kars Hava Tahmini 
  
KARS
FİRMA REHBERİ

KARS RESİMLERİ





















İLÇELERİMİZ

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Bayburt Rehberi



Fatiha   Fil   Kureys   Maun   Kevser   Kafirun   Nasr   Tebbet   Ihlas   Felak   Nas
 


[ Maun Suresi ]


BAYBURT REHBERİ


 


MÂNÂSI

Gördün mü o, dîne (ceza gününe ve âhirete) inanmayanı? İşte hak dîne ve ceza gününe inanmayan, o kimsedir ki: Öksüzü itip kakar, çâresizin ve yoksulun yiyeceğine dair teşvikte bulunmaz; ne kendisi doyurur, ne de başkalarının doyurması için kayırır. Vay o namaz kılanların haline ki, onlar namazlarını gereği gibi ciddî bir vazife olarak yapmazlar. Onlar ki gösteriş için yaparlar ve yardımlığı sakınırlar (kimseye bir damla şey vermek istemezler.)

Tefsir - Bu sûre bize şunları bildirmektedir: İnsanlar, yaptıkları iyilik veya kötülüğün karşılığı olarak mükâfat veyahut ceza göreceklerdir. Herkesin bir gün olup da ettiklerini bulmaları Allâhü Teâlâ'nın inanılması gerekli kesin kanunu, hak dînidir.

Buna inanmayıp da "Dînin aslı yoktur; öldükten sonra ettiklerimizin mükâfatını veya cezâsını göreceğimiz de yalandır" diyen adamların bulunması şaşılacak şeylerdendir ve düşüncesizliktir.

Âhirete, cezâ gününe inanmıyanlar öyle kimselerdir ki: Onlar öksüzü itip kakar; kendisinde Allah korkusu olmadığı için yüreği katıdır; zayıflara insaf ve merhamet etmiyerek onları kakıştırır; onlara hakaretle bakar; kovar ve azarlar. Bu, onların âdetlerindendir. Demek ki bu huylar, âhirete îmansızlık alâmetlerindendir.

Sonra böyleleri, çaresizlerin ve yoksulların haline, yiyeceklerine dair başkalarına bir teşvikte de bulunmazlar. Bunları hiç düşünmezler. Ne kendileri doyurur, ne de vakti hali yerinde olanların bakıp gözetmeleri için kayırır, tavsiye ve yardımlarda bulunur. Hiçbir suretle fakir ve düşkünlerin halini düşünmez, böylelerine bakmaz ve bakılmasına taraftar olmaz. İşte bu gibi insafsızlıklar dîne ve âhirete inanmıyan kimselerin huyudur. Bu kötü huylar onlar için tabiîdir.

Fakat asıl şaşılacak şey, dindar görünenlerin bu kötü huylarla huylanmalarıdır. Bu sûre bize şunu da tâlim ediyor ki: Dînin rûhu, Allâh'ın buyruklarına üstün bir saygı ile bağlanmaktır. Namaz da dînin direğidir. Namaz kılmak, Allâh'ın huzurunda durmaktır. Böyle yüksek bir huzurda olduğunu düşünmiyerek, namazın önemini takdir etmiyerek baştan savma yapmak, yahut Allâh için ve temiz bir niyetle kılmayıp dünyevî bir fayda düşüncesiyle ve başkaları görsün diye kılmak; malının zekâtını vermemek ve hattâ kimseye bir yardımda bulunmamak ve nekeslik etmek, Allâh yanında büyük bir cezâya sebeptir.

Bunların bu halleri, dinsiz ve îmansız olanların, yetimi itip kakıştırmasından, fakirlere, düşkünlere yardım etmemesinden daha ziyade kötüdür ve yazık bu gibilere.

 

www.bayburtrehberi.com
bayburtrehberi@gmail.com