|
|
Kars
İl Merkezinde, Anı Ören Yerinde Görülecek Tarihi Yerler.
Camuşlu
Kaya Resimleri :
Kars
ili Kağızman ilçesi Camuşlu Köyünde bulunan kaya resimleri
bölgemizdeki en eski yerleşim merkezidir.Yapılan arkeolojik
çalışmalar mağaraların paleolitik (Yontma Taş) çağının son
evresinde M.Ö.13000 yıllarında iskan gördüğünü
kanıtlamıştır.Mağaralarda bulunan sert granit taş iki blok
üzerine geyik ve dağ keçisi resimleri kazıma tekniği ile
işlenmiş olup resimler oldukça realisttir.
Kars
Kalesi:
M.S.1153
yılında Selçuklulara bağlı Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin'in
emri ile Veziri Firuz Akay tarafından yaptırılmıştır.Kenti
çevreleyen dış kale surları da 12.yy'da inşa edilmeye
başlanmış 1386 tarihinde Timur tarafından yıkılan kale 1579
yılında Osmanlı padişahı III.Murat'ın fermanı ile Kars'a gelen
Lala Mustafa Paşa tarafından kale ve dış cephe surları yeniden
yaptırılmıştır.1616 ve 1636 yıllarında iki defa onarım gören kale doğu-batı
istikametinde 250m, kuzey-güney istikametinde yaklaşık 90m'dir.Kars
Kalesi'nin dış cephe surları kesme bazalt taştan yapılmış olupb
üyük istinat duvarları ile çevrilidir.Üç büyük kapısı olan kalenin kuzeydeki ana giriş
kapısı kale önündeki boşluğa açılmaktadır.Bu yapılar arasında
kalenin en yüksek noktası olan kale burcuna doğru taş döşemeli
bir cadde mevcut olup caddenin bitiminden itibaren
merdivenlerle kale burcuna ulaşılmaktadır.Kars Kalesi
içerisinde 12.yy'dan kalma Celal Baba Türbesi,Askeri
Koğuşlar,Tarlalar,Cephanelik ve bir adet Mescit yer
almaktadır.Sit alanı olarak ilan edilen Kars Kalesi kentten
bakıldığında etkileyici bir görünüme sahiptir.
Havariler Kilisesi (Kümbet Camii):

Kars Kalesi'nin güney eteğinde Kale içi Mahallesinde yer alan Havariler
Kilisesi şehirdeki Ermeni kiliselerinden birisi olup Bagratlı Krallığı döneminde Kral Abbas tarafından M.S.932-937
yılları arasında yaptırılmıştır.Kilise merkezi planlı olup
dört yonca yaprağını andıran, dört nişle genişleyen dik açılı
bir mekana sahiptir.Kubbeyi oluşturan kasnak kısmı uzun konik
biçiminde olup kubbe altındaki nişler içte yuvarlak dışta beş
köşeli olarak yapılmıştır.Kilisenin ana giriş kapısı batı
yönünde olup ayrıca güney ve kuzey yönlerinde iki giriş kapısı
daha bulunmaktadır.Apsis yarım daire biçiminde olup apsiside
içerisine alan12m
çapındaki kubbe altı ana mekanı 8 adet ince uzun tonoz kemerli pencere ile
aydınlatılmıştır.Havariler Kilisesi yöreye özgü düzgün kesme bazalt taşından
yapılmıştır.
Taş
Köprü :
Kars
Çayı'nın Dereiçi Mahallesine akan kısmında Kaleiçi Mahallesi
ile Sukapı Mahallesini ayıran dar boğaz üzerinde M.S.1579
yılında Osmanlı padişahı III.Murat'ın emri ile Lala Mustafa
Paşa tarafından yaptırılan üç tonoz kemerli olarak yaptırılan
köprünün tamamı düzgün kesme bazalt taşından yapılmış olup
daha sonra bir kısmı yıkılan köprüyü Karahanoğlu Hacı Ebübekir
1725 yılında yeniden yaptırmıştır.
Osmanlı
Dönemi Hamamları :
Kaleiçi
Mahallesi ve Sukapı Mahallesinin kesiştiği yerde Kars Çayı'nın
doğu yanında Mazlumoğlu ve Topçuoğlu Hamamı Kars Çayı'nın
batısında ise İlbeyioğlu Hamamı bulunmaktadır.Hamamlar 17.yy
başında Osmanlı mimari tekniğinde yapılmış olup günümüzde bu
hamamlardan Topçuoğlu ve Mazlumoğlu Hamamı hizmete açık
bulunmaktadır.
Beylerbeyi
Sarayı :
Kars Kalesi'nin eteğinde Lala Mustafa Paşa tarafından 1579
yılında yaptırılan Saray iki katlı olup tamamı düzgün kesme
bazalt taşından yapılmıştır.Sarayın asıl giriş kapısı batı
istikametinde olup zemin katla birinci katı ayıran ahşap tavan
tamamen yıkılmıştır.Saray 1878 yılına kadar Sancak Konağı
olarak kullanılmış, 1918 yılına kadar Hükümet Konağı olarak
kullanılmış, 1918 yılında saray terkedilmiştir.
Gazi
Ahmet Muhtar Paşa Konağı :
Ortakapı
Mahallesinde yer alan konak 19.yy'ın ilk çeyreğinde inşa
edilmiş Osmanlı Dönemi yapılarındandır.Konak 1877-1878 Osmanlı
Rus Savaşı sırasında Kars'a gelen Doğu Cephesi Komutanı Gazi
Ahmet Muhtar Paşa tarafından bir yıl süreyle karargah binası
olarak kullanılmıştır.Konak özgün Osmanlı mimari yapısıyla
şehirdeki önemli sivil mimarlık örneklerinden birisi olup
özellikle konağın birinci katındaki ahşap süslemeli balkon
döneminin mimari özelliklerini yansıtmaktadır.Konak günümüzde
Kars Valiliği tarafından restore edilerek Gazi Ahmet Muhtar
Paşa Sergi salonu olarak hizmete açılmıştır.
CAMİLERİMİZ
:

Evliya
Camii :
Kaleiçi
Mahallesinde yer alan Evliya Camii Lala Mustafa Paşa
tarafından 1579 yılında yaptırılan camii haziresinde yer alan
Hasan-ı Harakan isimli Anadolu Evliyalarından birisi olan bu
evliyanın ismine izafeten yaptırılmış olup Evliya'ya ait
türbede günümüzde camii hazinesi içinde yer almaktadır.Camii
1998 yılında restore edilmiş olup minaresi orjinal Osmanlı
mimarisini korumuştur.
Yusuf
Paşa Camii :
Yusufpaşa
Mahallesinde bulunan camii Kars Beylerbeyi Seyit Yusuf Paşa
tarafından kendi adına izafeten 1664 yılında yaptırılmış olup
gri ve beyaz bazalt taştan inşa ettirilmiştir.Caminin giriş
kapısındaki Osmanlıca kitabe günümüze kadar ulaşmıştır.Camii
halen ibadete açık bulunmaktadır.
Fethiye
Camii :
Ortakapı
Mahallesinde bulunan Fethiye Camii 19.yy sonlarında Ruslar
tarafından Baltık Mimari tarzında kilise olarak yaptırılmış
olup bina Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra Kapalı Spor
Salonu olarak kullanılmış 1985 yılında ise camiye
çevrilmiştir.
KARS
İLİNDE 19.YY.MİMARLIK ÖRNEKLERİ :

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kars kırk yıl Rus işgalinde
kalmıştır.Ruslar 1878 yılından 1918 yılına kadar şehirde yeni bir imar
çalışması başlatmışlardır.Ruslar askeri vilayet olarak ilan ettikleri Kars
ilindeki yeni imar çalışmaları sırasında Kaleiçi Mahallesindeki Osmanlı döneminde
iskan gören Kaleiçi'ni terk ederek bugünkü Yusufpaşa,Ortakapı
ve Cumhuriyet Mahallelerinin merkezini oluşturduğu yeni bir
şehir planını 1890'lı yıllarda Hollanda'dan getirdikleri
mühendislere yaptırarak şehirdeki imar çalışmalarına hız
vermişlerdir.Yeni şehir planı birbirine dik kesen ızgara
planlı caddelerden oluşmuştur.Bu geniş caddelerin üzerine 1890
yılından başlayarak 1917 yılına kadar Baltık Mimari tarzında
düzgün kesme bazalt taşından tek katlı, iki katlı nadir olarak
da üç katlı binalar yapmışlardır.Bu binaların giriş cepheleri
yalancı sütunlar,bordür kabartma taşlarla süslenmiş olup iç
mekanları genelde uzunca bir koridor etrafına iç içe açılan
oda ve salonlardan oluşmuştur. Binaların iç mekanlarında
dikkati çeken bir başka özellik şömine biçiminde PEÇ adı
verilen ısıtma sistemidir.Bu sistemde binaların salonlarında
bulunan PEÇ'lerin içerisinde kömür yakıldıktan sonra iç mekan
duvarlarından geçirilen borularla binanın tamamı
ısıtılmaktadır.Günümüzde Baltık Mimari tarzında yaptırılan bu
taşınmazlardan 101 tanesi tescil edilerek koruma altına
alınmış olup koruma altına alınan taşınmazların büyük bir
kısmı şahısların mülkiyetinde konut olarak
kullanılmaktadır.
Kars
Müzesi :
İstasyon Mahallesinde bulunan Kars Müzesi 1959 yılında kurulmuş, 1969 yılında
müze müdürlüğüne dönüştürülmüştür, 1978 yılında da bugünkü modern binada
hizmete açılmıştır.Doğu Anadolu Bölgesinin en önemli müzelerinden birisi olan
Kars Müzesi genel maksatlı müzelerimizden birisi olup müze arkeoloji
salonu,etnografya salonu ve müze bahçesinde sergilenen taş eserlerden
oluşmaktadır.Arkeoloji salonunda eski Tunç Çağı, Urartu dönemi, Roma dönemi,
Pers, Part Devletleri dönemi, Sasani dönemi, Selçuklu dönemi, Karakoyunlu, Akkoyunlu dönemi
ile Osmanlı dönemine ait pişmiş toprak eserler, madeni
eserler, sikkeler, gözyaşı şişeleri
sergilenmektedir.Etnografya salonunda ise 18. ve 19.yy'a ait
yöresel giysiler, kaftanlar, halı ve kilimler, gümüş
kemerler, silahlar ve mutfak kapları sergilenmektedir.Taş
eserleri bölümünde ise Akkoyunlular ve Karakoyunlular dönemine
ait koç, koyun ve at heykellerinden oluşan mezar taşları yer
almaktadır.
Anı
Ören Yeri :
Kars
iline 42 km uzaklıktaki Ocaklı Köyü sınırları içerisinde yer
alan Anı Ören Yeri Türkiye-Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay
Nehrinin batı yakasında Türkiye sınırları içerisinde volkanik
bir tüf tabakası üzerine kurulmuş bir ortaçağ şehridir.Ören
yeri Anadolu'ya İpek Yolu üzerinden girişte ilk konaklama
merkezi olduğundan aynı zamanda bir ticaret merkezidir.Antik
kentin zenginliği de buradan gelmektedir.Ören yerinin en eski
tarihi M.Ö.5000 yıllarına kadar uzanmaktadır.Tarih öncesi
dönemde Ören yerindeki yerleşim bostanlar deresi olarak
bilinen vadideki volkanik oluşumlu mağaralardan
oluşmuştur.Bugünkü Ören yerini oluşturan iç kale M.S.4.yy'da
Kars şehrine ismini veren Karsaklılar tarafından
yaptırılmıştır.Ören yerinin dış cephe surları Bagratlı Kral
Aşot tarafından M.S.964 yılında yaptırılmaya başlanmış daha
sonra Kral III.Sembat 978 yılında ikinci takviye sur sistemini
yaptırmış 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Ani'yi feth etmesinden sonra Anı Beyi olan Ebul Menucehr tarafından
1064-1072 arasında üçüncü sur sistemini yaptırmıştır.Kale
surları deve tüyü ve siyah renkli tüf taşından yer yer iki ve
üç sıra halinde Horasan Harcı ile yapılmıştır.Kurulduğu arazi
üzerine uyumu sağlamak amacıyla üçgenimsi bir şekilde inşa
edilen surların yedi giriş kapısı mevcut olup bu kapıların en
önemlileri Aslanlı Kapı, Kars Kapısı, Sarnıçlı
Kapılardır.Şehrin surları uzun kuşatmalara dayanıklı hale
getirmek için surlar arasına yapılan destekleme kuleleri aynı
zamanda erzak ve tahıl deposu olarak kullanılmıştır.Arazinin
eğimine göre yer yer 5m yüksekliğe kadar oluşan surların dış
cephelerinde Haç motivleri, Aslan ve yılan kabartmalı
rölyefler, çini süslemeler mevcuttur.Ören yerinin ana giriş
kapısı olan Aslanlı Kapı iki büyük giriş kapısından
oluşmaktadır.Aslanlı Kapının bulunduğu surların doğu yanındaki
burç üzerinde Selçuklu Sultanı Alparslan'ın şehri 1064 yılında feth etmesini belgeleyen dört satırlık Kufi İslami Kitabe
mevcuttur.
Büyük Katedral (Fethiye Camii) :
Yazıtlara
ve tarihçelere göre kilisenin temelleri Bagratlı Kralı
II.Sembat tarafından M.S.990 yılında atılmış ancak Kral Sembat
öldükten sonra kiliseyi eşi Kraliçe KATRANİDE tarafından 1001
yılında bitirilmiştir.Kilisenin mimarı aynı yüzyılda İstanbul Ayasofya Kilisesinin tamiratını yapan TİRİDAT
ustadır. Kilisenin planı haç şeklinde olup ortadaki
alan kemerleri taşıyan dayanıklı sütunlar ile
sınırlandırılmıştır.Yarım daire şeklindeki apsis kilisenin
diğer kısımlarından yüksek olup, heykel oyukları ile
süslenmiştir.Apsisteki bu süsleme biçimi 11.yy kilise
mimarisinin tipik bir örneğidir.Bazilikal haç planlı binanın
üç giriş kapısı mevcut olup bu kapılardan batıdaki halk
kapısı, kuzeydeki patrik kapısı, güneydeki de kral
kapısıdır.Kilise kemerli dar ve yüksek pencereler ile
aydınlatılmıştır.Kilisenin cephe duvarları kemerlerle bölünmüş
olup bu kemerler sütunlarla birleştirilmiştir.Kilisenin apsis
bölümünde iç mekandaki fresklerin 13.yy'da yapıldığı tahmin
edilmektedir.Kırmızı renkli tüf taşından inşa edilen katedral
basamaklı bir zemin üzerine kurulmuş olup kubbesi ve çan
kulesi kuzey cephesindeki duvarın bir kısmı ile birlikte
yıkılmıştır.Katedral 1064 yılında Sultan Alparslan'ın Anı'yı feth etmesinden sonra camiye çevrilmiş ve ilk fetih namazı
kılınmıştır.Bu sebeple Büyük Katedral'e Fethiye Camii'de
denilmektedir.
Tigran
Honents (Resimli) Kilise :
Anı
Ören Yerinin kuzey doğusundaki Mığmığ Deresi'nin Arpaçay
Nehri'ne karıştığı yer üzerinde yükselen seki biçimindeki bir
arazi üzerine kurulan kilise 1215 yılında Anılı bir tüccar
olan Tigran Honents tarafından inşa ettirilmiştir. Haç planı
ile yapılan kilisenin zemin katının iç mekanı dört büyük
sütunla kubbeye bağlanmıştır.Yarım daire şeklindeki apsis sağ
ve soldaki iki katlı günah çıkarma odaları ile
çevrilmiştir.Kilisenin çevresi dikdörtgen planlı olup
cephelerin çatı alınlıklarında rölyef hayvan figürleri ile
süslenmiştir.Bu kilise özellikle iç mekanındaki fresklerle
dikkat çekicidir.Kilisenin iç cephe duvarları ile kubbe
kısmında Hz.İsa'nın doğumundan ölümüne kadar geçen olayları
sembolize eden freskler mevcuttu.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Geri
|
|