|
IĞDIRDA TURİZM
AKKOYUNLU
KÜMBETİ: Merkeze yaklaşık olarak 10
km uzaklıkta bulunan bu tarihi yapıt ığdırın çakırtaş_necefali köyünde
bulunmaktadır. yapıt oldukça zengin mimari işlemelerin yanı sıra bölgede yapılan
her türlü sefer ve etkinlikleride bir not defteri gibi üzerinde
barındırmaktadır. Bu yapıt bir çok tahribata uğramasına rağmen hala cazibeliğini
korumaktadır.bu eser hakkında resmi kaynaklarda pek çok geniş bilgi mevcut
değildir,şayet yapıtın üzerindeki yazılar ve işaretler okutturulursa ığdırın
tarihi hakkında daha geniş bilgiler ortaya çıkacaktır.kümbet yeniden elden
geçirildiği taktirde bölgenin en güzel ve en önemli tarihi eserleri arasında
yerini alacaktır..
KOŞBAŞI
MEZAR TAŞLARI:Tebriz Bakü ve Iğdır ovasının hemen hemen bütün eski
mezarlıklarında bulunan bu bu koç başlı mezar taşları karakoyunlular döneminden
kalmıştır koç şeklinde işlenmiş bu mezar taşları yiğit, kahraman, adaletli,ve ve
yaşadığı topraklara emek veren kişilerin mezarlarına dikilirdi bu mezar
taşlarının en güzel işlenmişlerine karakoyunlu ve meleklide
rastlayabilirsiniz.bu taşalra ığdırın yanısıra aynı zamanda tebriz nahçivan
bölgelerindede rastlayabilirsiniz.
HAKMEHMET
ZİYAREGAHI:yine resmi kaynaklarda herhangi bir geniş bilgiye rastlamamakla
birlikte sefaviler dönemine ait olarak bilinen bu yapıt yöre halkı tarafından
kıral muhammed ve oğlunu mezarı yada ziyaretgah olarak adlandırılmaktadır yöre
halkı tarafından kutsal mekan olarak bilinen bu yapıt her yıl muharem ayında
aşura günü ziyaret akınına uğramaktadır,
ZERDÜŞ
TAPINAĞI:Ağrı dağı korhan yaylası mevki ahura buzulu aşağısında bulunan bu
tarihi yapıt hakkında resmi kaynaklarda bir açıklama bulunmamakla birlikte yöre
halkı tarafından zerdüş tapınağı olarak adlandırılmakttadır
ARARAT(ERARVAT)DAĞI:ığdır
ovasının güneğinde yükselen bu dağ ülkemizin ve avrupanın en yüksek dağı olamkla
birlikte dağcılık (alpinizm, klimatizm) turuzimi bakımından en yüksek
potansiyele sahiptir,bu dağ dağcılık sporu ile uğraşanların aradığı bütün
özelliklere sahiptir.Ağrı dağını en kolay tırmanış rotası olarak bilinen Aralık
güzergahı fikret ünlü rotası, çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla
gidilebilmesi, dağcılar açısından çok önemli olan su sıkıntısının olmaması
ayrıca rota boyunca bir çok tarihi eserlerin kız kalesi oğlan kalesi korhan
kalesi artaksiyaslılardan kalma mezar taşları değirmen kalıntıları,meteor
çukuru,zerdüş tapınağı,ve mağaraların bulunması büyük bir avantajdır.bilindiği
gibi ağrı dağının toplam 4 çıkış rotası bulunmaktadır.bunlardan 3 tanesi (fikret
ünlü rotası,korhan rotası,küpgölü rotası) ığdırda 1 tanesi ise doğubeyazıtta
bulunmaktadır.dağcılık açısından en kolay rota olarak bilinen aralık rotası
şimdilik yabancı uyruklu dağcılar hariç sadece ülkemiz dağcılarına açıktır.diğer
tırmanış rotaları ise yerli yabancı tüm dağcılara açıktır.kutsal kitaplarda
belirtildiğine göre adem ile havvanın yaşadığı irem bahçesi bu dağı kuzeyinde
aras ırmağı vadisinde bir yerdedir.yine bir rivayete göre nuh tufanı öncesinde
hz. Nuh ve beraberindekilerin bindiği gemi sular çekilince bu dağda karaya
oturmuştur.
Dolayısıyla ağrı dağı yurdumuzun kutsal dağlarından biri sayılmakta ve batı
dünyası tarafından oldukça iyi tanınmaktadır .ermeniler bu dağa masis iranlılar
kuhi nuh araplar cebelil haris demektedirler,Ararat ise özbe öz azeri
türkçesinde bir kelime olup ERARVAT sözünden türetilmiştir bilindiği gibi bu
dağın dört etrafında tebriz,nahçivan,irevan, maku,ığdır, kars, ağrı(karaköse)
erzurum ve ardahanda , yaşayan azerbaycan türkleri bu dağa çift olduğu için
büğüğüne ER küçüğüne ise ARVAT, ERARVAT yani KARIKOCA ismini takmışlardır...
ER-ARVAT (ARARAT DAĞI)
Bu kutsal vatanın topraklarında,
Yükseliyor arşa kadar Er-arvat,
İnkarcılar her gün sayıklarında,
masis diyorlar sana Er-arvat.
Türkler seni benzetti karı kocaya
Adını koydu er_arvat başın ucaldı semaya
Türklük burdan yayıldı asya ve avrupaya
Sıkışınca başın savalan gelecektir haraya
Doğudan yükselen batmaz güneşsin,
Dünyada bir tane varmı bir eşin,
Sen Türk'ün mülküsün Türk'le özdeşsin,
Türk dünyası hayran sana Er-arvat.
Kemal YILDIZ-- ERZURUM
 TARİHİ
BABEK MAĞARASI:Mağara ığdır il merkezine
10 km uzaklıkta karakoyunlu ilçe sınırlarındadır.mağara iki odalı olup turizim
açısından oldukça önemli stratejik ve görmeğe değer bir yerdir..3000 yıllık bir
tarhi olan bu iki odalı mağara 2006 yılında İl kültür müdürümüz sayın ZİYA ZAKİR
ACARI’N gayretli çalışmaları neticesinde kültür bakanlığı tarafından tescili
yapılmış ve koruma altına alınmıştır…odlar yurdunun azeri halk kahramanı olarak
bilinen babek abasiler döneminde adaletin tecelli etmediği bu topraklarda bir
isyan başlatarak büyük bir bağımsızlık mücadelesi vermiştir . Bu isyana
abbasilerin bu adaletsiz tutumundan ve zulmünden oldukça rahatsız olan bölgenin
diğer halklarıda (BAŞTA KÜRTLER FARSLAR ve ERMENİLERDE dahil) büyük destek
olarak. abasileri babek öncülüğünde defalarca büyük yenilgiye uğratmışlardır.tebriz
merkezli bu harekata nahçivan, vedi, ığdır, Erdebil ve maku kısacası odlar
yurdununun tamamı abasilerin bu haksız zulüm ve istilalarından dolayı babekin bu
isyan harekatını tam olarak desteklemesiyle, abbasiler ordusu büyük bozguna
uğratılmıştır böylece 832 taribinde babekin gücü en yüksek seviyeye
ulaşmıştır...dahasonraları abasiler arap yarımadasının tüm gücünü almak için
özbe öz müslüman ve türk olan babek hakında çeşitli iftiralar ve didikodular
çıkararak babekin dinsiz olduğunu öne sürmüşlerdir. gittikçe abasiler tarafından
çembere alınan babek aras nehrini geçerek araratın eteğinde düzbir ovanın
yamacında bulunan bir mağarada kaçak olarak hayatını sürdürmüş ve sonrada afşin
tarafından pusuya düşürülüp yakalanarak samara şehrine halife mutasım huzurunda
kolları bacakları kesildikten sonra 3 kez iğdam edilmiştir.babekle ilgili arap
kaynaklarının tamamı yalan olmakla birlikte araştırma için nizami gencevi ve
tuğrul keskin,in eserlerinden yararlanabilirsiniz.
ARAS
NEHRİ:yörede bu nehirle ilgili
çeşitli efsaneler anlatılmaktadır.kimi yazarlar asırlar boyu tek dili konuşan bu
coğrafyayı bir tek vucuda benzeterek aras nehrini ise bu vucudun kan damarlarına
benzetmiştir,kimi şairler onu ayrılıkçı vaist olmakla suçlamış,kimileride arası
birbirinden ayrı düşen halkların göz yaşlarının oluşturduğu kutsal bir nehir
olarak nitelendirmişlerdir.bu bölgedeki türkler özelikle culfa nahçivan
bölgesinde yaşayan türkler her yıl nevruz bayramında bu nehrin etrafında
toplanarak bayramlaşıp hasret giderirler, nehre göz yaşı akıtarak ayrılığın ne
denli acı olduğunu vurgulayarak ağıt yakıp arasa seslenişte bulunurlar, bu
gelenek geçmişten yakın günümüze kadar hala dize köyü il irevanın halçalı köyü
arasında aras nehri sed üzerindede yaşatılmaktaydı geçmişte olduğu gibi
günümüzdede her yıl nevruz bayramlarında dize ve alican sınırları yöre halkı
tarafından ziyaret akınına uğramaktadır...
BALAHANA:Iğdır
yöresine ait bu yöresel ev çeşitleri halk tarafından balahana olarak
adlandırılmaktadır bu ev türlerine ayrıca tebriz nahçivan maku irevan kars
ardahan bölgelerindede rastlamanız mümkündür. Günümüz türkçesinde dubleks
anlamına gelen bu evler babanın oğul evlendirmesiyle mevcut evin üst katına bir
kat daha eklenmesiyle oluşmaktadır.balahanalar azeri türklerinde nufus planına
önem verildiğinin bir göstergesi olarak nitelendirilmektedir...
ARAS
TÜRK HÜKÜMETİ :Türk ordusunun dağıtılmasını ve Tüek vatanının işgalini
gerçekleştiren mondros mütarekesi ile birlikte üç sancakta gelecek günlerin
neler getireceği büyük endişelerle takip edilir hale geldiği günlerde bu defa
nahçivan dan Revan dan Şerurdan Ecmiyadizm den ve sürmeliden gelen millet
temsilcisiatalarımız büyük Türkler 3 kasım 1918 günü Kamerli de toplanarak
milletin kaderini üstlenmek amacı ile ve yörelerinde egemenlik kurabilmek üzere
Aras Türk Hükümeti adı altında devletleşme yoluna gittiler.Başkanlığa Emir Bey
Ekberzade getirildi.Milli savunma Bakanlığına Cihangirzade İbrahim bey,Maliye
bakanı olarak Kamber Ali Bey Benanyari İçişleri bakanı olarak Bakır Bey Rızazade
Dış işleri bakanı olarak Hasan Ağa Safazade Adalet bakanı olarak Mehmet Beyzade
Şeyhülislam olarak Mirza Hüseyin Mirza Hasanzade ve sonradan Müfti Hoca Ekit
görevlendirildiler.Aşiret reisi Gneral Ali Eşref Bey de hükümetin koltuksuz
üyeliyine seçilmiştir.Bunun dışında 5kasım1918 de Kars yöresinde Güney Batı
Kafkas Geçici Hükümeti oluşturulmuştur.Hükümeti oluşturan kişiler; Borçallı
Kepenekçi(kepenekli)Emin Ağa Kağızmanlı Ali Rıza (Ataman) bey Sarıkamışlı
Piroğlu Fahrettin(erdoğan) Karslı Sarı SalihoğluMuhlis(Ataman) bey ve Karslı
Mamiloğlu Tevhüddün Bey adındaki kişiler oluşturmuştur.
KARA
KALE : Kale, Büyük Ağrı Dağı''nın eteklerinde bulunmaktadır. Savunmaya
elverişli sarp kayalıklar üzerinde ve kervan ticaret yolunun en iyi şekilde
kontrol altında tutulabileceği bir konumda yer alan Iğdır Korganı, XI. yüzyılda
Oğuz Türkleri tarafından kurulmuştur. Dağ yamaçlarında "Kız Kalesi" ve onun 200
m. kadar aşağısında "Oğlan Kalesi" adı verilen iki kale kalıntısı bulunmaktadır.
Sürmeliden Büyük Ağrı Dağı''na doğru giden ilk çağın kervan yolu, bu iki kale
arasından geçer ve Ahura yönünde uzanarak Küçük ve Büyük Ağrı
Dağları
arasındaki Serdarbulak Geçidi''nden Beyazıt''a (Doğubeyazıt) doğru giderdi.
Iğdır Korga-nı''nda, o devirlerden kalma bir değirmen harabesi de bulunmaktadır
HALIKIŞLAK:Iğdır
ili tuzluca ilçesine yaklaşık 15 km uzaklıkta olan bu köyümüz ermenistan
sınırına oldukça yakın olmakla birlikte eskiden prinç üretiminin en yoğun olduğu
yer olarak bilinmektedir piknik ve mesire yeri olarak gidebileceğiniz en güzel
yerlerden birisi olarak diyebiliriz sizlere...
TUZLUCA
MESİRE YERLERİ: Doğu
Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde doğal güzelliklere , tabi su
kaynaklarına,zengin çiçek çeşitlerine balık ,yabani hayvan türleri, işlenmiş taş
parçaları ve tarihi kalıntılara rastlamanız rastlamanız mümkündür.bunları
hamurkesen kelekli, çiçekli,üçkaya(akdiz) gaziler demirsıkan, tuzluca tuz
mağaraları,tekaltı dağı,karataş,köroğlu mağarası ve setterhan tepesi olarak
sıralayabiliriz..
KÜLTEPE
(URARTU TEPELERİ) merkeze bağlı
melekli kasabası sınırları içerisinde bulunan bu tarihi mekanda 1913 yılında
yapılan kazılarda bir urartu mezarlığı ortaya çıkarılmış ayrıca bir çok süs
eşyaları, silehlar ve mühürler bulunmuştur.
Halk arasında kara kireler yada ağrının etekleri olarakta adlandırılan bu
tepeler aynı zamanda temiz bir hava solumanın güzel bir manzara seyretmek
isteyenlerin arabayla 10 dakikada gidebileceği bir yerdir.tepeden ağrı dağı
istikametine doğru ilerledikçe dağ lalesi , kekikotu,papatya,nane ,kaplunbağa,tavşan,keklik,kurt,yılan,bukalemun,kirpi,ve
diğer yabani hayvanların yanı sıra bir çok oldukça eski tarihi mezarlarada
rastlayabilirsiniz.
GÖKÇELİ
ŞEHİT AĞACI:Karakoyunlu
ilçesi gökçeli köyünde bulunan bu tarihi ağaç bir türk subayı için kendini feda
eden ELDENİZ adlı bir azeri türkünün anısına türk subayı tarafından
diktirilmiştir,ağaç yöre halkı tarafından kutsal olarak benimsendiği için
kesinlikle bir dal dahi koparılmaz, onun etrafında kötü söz konuşulmaz gibi
inançlar mevcuttur.ilk baharda bu ağacın dallarından şehit kanı dediğimiz kanlar
akmaktadır.ağaç yöre halkı tarafından özellikle Cuma akşamları ve ilkbahar
aylarında ziyaret edilir..
BULAKBAŞI:
Yöre halkı tarafından karasu çayı yada ahura mazda kutsal su olarakta
adlandırılan bu mesire ve piknik yeri ığdırın taşburun nahiyesi sınırları
içerisinde yer almaktadır. Bu çayın çevresi çok güzel doğa manzarası sunmakla
beraber,ayrıca su samuru su kaplunbağaları ve zengin kuş çeşitleriyle sizleri
adeta büyüler.ayrıca burada tatlı su balığıda avlanmanız mümkündür...
KARAKOYUNLU
METEOR ÇUKURU: ığdır il merkezinden yaklaşık 42 km uzaklıkta karakoyunlu
korhan yaylası sınırları içerisinde yer alan bu çukur göktaşının düşmesiyle
meydana gelmiş önemli bir cazibe merkezidir. Çukurun etrafında bir çok işlenmiş
taşlara da rastlamanız mümkündür.zengin doğa manzarasıyla ve dünyanın hiçbir
yerinde rastlayamayacağınız çiçek florasıyla bir renk cümbüşü olan bu yer aynı
anda üç devleti görme (iran,nahçivan,ermenistan gibi) imkanıda sunuyor sizlere
fotoğraf düşkünleri ve yürüyüşü sevenler içinde ideal bir yerdir..
EJDER
KERVANSARAYI:Iğdır il merkezini Asma köyüne bağlayan yolun 25 inci km''sinde
bulunan kervansaray, XII. yüzyıl Selçuklu taş işlemeciliğinin en güzel
örneklerinden biridir. Sürmari Emiri Şerafeddin Ejder tarafından yaptırılmıştır.
Kervansaray, Ba-tum-Tebriz karayolu üzerindeki menzil noktalarından birisi olup,
kervanlar Çilli geçidini aşmadan önce burada konakmıyorlarmış. 1988 yılında
koruma altına alınan eser, halen harabe halindedir
TUZLUCA
MESİRE YERLERİ: Doğu
Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde doğal güzelliklere , tabi su
kaynaklarına,zengin çiçek çeşitlerine balık ,yabani hayvan türleri, işlenmiş taş
parçaları ve tarihi kalıntılara rastlamanız rastlamanız mümkündür.bunları
hamurkesen kelekli, çiçekli,üçkaya(akdiz) gaziler demirsıkan, tuzluca tuz
mağaraları,tekaltı dağı,karataş,köroğlu mağarası ve setterhan tepesi olarak
sıralayabiliriz..
IĞDIR
Doğu Anadolu Bölgesinin Erzurum-Kars
bölümünde yer alan İlimizin kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehrive bu nehrin
yatağı boyunca geçen Ermenistan sınırı teşkil eder. Bölgenin doğu
vegüneydoğusunda Nahçıvan ve İran, güneyinde Ağrı İli, batı ve kuzeybatısındaise
Kars İli yer almaktadır. Yüzölçümü 3539 Km²yi bulan ilin, Ermenistan ilehududunu
boydan boya Aras Nehri teşkil etmektedir. Bölgenin, yaklaşık %74üdağlık, %26 sı
da ovalık araziden oluşmakta olup, il genelindeki en önemliyükseltiler Büyük ve
Küçük Ağrı, Zor, Durak ve Pamuk Dağları’dır. En önemliakarsuları ise Aras
ve Karasu nehirleridir. Yazları sıcak ve kurak, kışları isesoğuk ve rutubetli
bir mikroklima iklime sahip olan Iğdır;ın jeolojik yöndenyapısı alüvyoniktir
AŞURA:Aşura, ibret almak açısından
tarihin dönüm noktasıdır. Aşura sadece bir olay değil aynı zamanda bir
kültürdür. Yiğitlik kültürü,ığdır halkının tek yumruk olma kültürü, şehadet
kültürü, direniş kültürü, velayet kültürü, fedakarlık ve isar kültürü, sabır ve
tahammül kültürüdür.ve aynı zamanda bir özgürlük harekatıdır.
|