Ana Sayfa
        Kars Forum
        Profiliniz
        Kars Seri İlanlar
        Ziyaretci Defteri
        Kars Resimleri
        Kars Video Galerisi
        Sarıkamış Facia
        Ermeni Sorunu
        Kars Evliyaları
        Kars Yemekleri
        Kars Turizm
        Iğdırda Turizm
        Ardahanda Turizm
        Kars Milletvekilleri
        Kars Telefon Rehberi
        Kars Müziği
        Kars E-CARD
        Posta Kodları
        Kafkas Üniversitesi
        Kars Eğitim Öğretim
        Tarih Öncesi Kars
        Osmanlıda Kars
        Kars Aşıkları
        Kars Halk Oyunları
        Kars Kültürü
        Kağızmanlı Hıfzı
        Sefil Baykuş
İSLAMİYET
 Kars Hava Tahmini 
  
KARS
FİRMA REHBERİ

KARS RESİMLERİ





















İLÇELERİMİZ

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

IĞDIRDA TURİZM

AKKOYUNLU KÜMBETİ: Merkeze yaklaşık olarak 10 km uzaklıkta bulunan bu tarihi yapıt ığdırın çakırtaş_necefali köyünde bulunmaktadır. yapıt oldukça zengin mimari işlemelerin yanı sıra bölgede yapılan her türlü sefer ve etkinlikleride bir not defteri gibi üzerinde barındırmaktadır. Bu yapıt bir çok tahribata uğramasına rağmen hala cazibeliğini korumaktadır.bu eser hakkında resmi kaynaklarda pek çok geniş bilgi mevcut değildir,şayet yapıtın üzerindeki yazılar ve işaretler okutturulursa ığdırın tarihi hakkında daha geniş bilgiler ortaya çıkacaktır.kümbet yeniden elden geçirildiği taktirde bölgenin en güzel ve en önemli tarihi eserleri arasında yerini alacaktır..


KOŞBAŞI MEZAR TAŞLARI:Tebriz Bakü ve Iğdır ovasının hemen hemen bütün eski mezarlıklarında bulunan bu bu koç başlı mezar taşları karakoyunlular döneminden kalmıştır koç şeklinde işlenmiş bu mezar taşları yiğit, kahraman, adaletli,ve ve yaşadığı topraklara emek veren kişilerin mezarlarına dikilirdi bu mezar taşlarının en güzel işlenmişlerine karakoyunlu ve meleklide rastlayabilirsiniz.bu taşalra ığdırın yanısıra aynı zamanda tebriz nahçivan bölgelerindede rastlayabilirsiniz.


HAKMEHMET ZİYAREGAHI:yine resmi kaynaklarda herhangi bir geniş bilgiye rastlamamakla birlikte sefaviler dönemine ait olarak bilinen bu yapıt yöre halkı tarafından kıral muhammed ve oğlunu mezarı yada ziyaretgah olarak adlandırılmaktadır yöre halkı tarafından kutsal mekan olarak bilinen bu yapıt her yıl muharem ayında aşura günü ziyaret akınına uğramaktadır,


ZERDÜŞ TAPINAĞI:Ağrı dağı korhan yaylası mevki ahura buzulu aşağısında bulunan bu tarihi yapıt hakkında resmi kaynaklarda bir açıklama bulunmamakla birlikte yöre halkı tarafından zerdüş tapınağı olarak adlandırılmakttadır


ARARAT(ERARVAT)DAĞI:ığdır ovasının güneğinde yükselen bu dağ ülkemizin ve avrupanın en yüksek dağı olamkla birlikte dağcılık (alpinizm, klimatizm) turuzimi bakımından en yüksek potansiyele sahiptir,bu dağ dağcılık sporu ile uğraşanların aradığı bütün özelliklere sahiptir.Ağrı dağını en kolay tırmanış rotası olarak bilinen Aralık güzergahı fikret ünlü rotası, çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi, dağcılar açısından çok önemli olan su sıkıntısının olmaması ayrıca rota boyunca bir çok tarihi eserlerin kız kalesi oğlan kalesi korhan kalesi artaksiyaslılardan kalma mezar taşları değirmen kalıntıları,meteor çukuru,zerdüş tapınağı,ve mağaraların bulunması büyük bir avantajdır.bilindiği gibi ağrı dağının toplam 4 çıkış rotası bulunmaktadır.bunlardan 3 tanesi (fikret ünlü rotası,korhan rotası,küpgölü rotası) ığdırda 1 tanesi ise doğubeyazıtta bulunmaktadır.dağcılık açısından en kolay rota olarak bilinen aralık rotası şimdilik yabancı uyruklu dağcılar hariç sadece ülkemiz dağcılarına açıktır.diğer tırmanış rotaları ise yerli yabancı tüm dağcılara açıktır.kutsal kitaplarda belirtildiğine göre adem ile havvanın yaşadığı irem bahçesi bu dağı kuzeyinde aras ırmağı vadisinde bir yerdedir.yine bir rivayete göre nuh tufanı öncesinde hz. Nuh ve beraberindekilerin bindiği gemi sular çekilince bu dağda karaya oturmuştur.
Dolayısıyla ağrı dağı yurdumuzun kutsal dağlarından biri sayılmakta ve batı dünyası tarafından oldukça iyi tanınmaktadır .ermeniler bu dağa masis iranlılar kuhi nuh araplar cebelil haris demektedirler,Ararat ise özbe öz azeri türkçesinde bir kelime olup ERARVAT sözünden türetilmiştir bilindiği gibi bu dağın dört etrafında tebriz,nahçivan,irevan, maku,ığdır, kars, ağrı(karaköse) erzurum ve ardahanda , yaşayan azerbaycan türkleri bu dağa çift olduğu için büğüğüne ER küçüğüne ise ARVAT, ERARVAT yani KARIKOCA ismini takmışlardır...

ER-ARVAT (ARARAT DAĞI)

Bu kutsal vatanın topraklarında,
Yükseliyor arşa kadar Er-arvat,
İnkarcılar her gün sayıklarında,
masis diyorlar sana Er-arvat.

Türkler seni benzetti karı kocaya
Adını koydu er_arvat başın ucaldı semaya
Türklük burdan yayıldı asya ve avrupaya
Sıkışınca başın savalan gelecektir haraya

Doğudan yükselen batmaz güneşsin,
Dünyada bir tane varmı bir eşin,
Sen Türk'ün mülküsün Türk'le özdeşsin,
Türk dünyası hayran sana Er-arvat.
Kemal YILDIZ-- ERZURUM


TARİHİ BABEK MAĞARASI:Mağara ığdır il merkezine 10 km uzaklıkta karakoyunlu ilçe sınırlarındadır.mağara iki odalı olup turizim açısından oldukça önemli stratejik ve görmeğe değer bir yerdir..3000 yıllık bir tarhi olan bu iki odalı mağara 2006 yılında İl kültür müdürümüz sayın ZİYA ZAKİR ACARI’N gayretli çalışmaları neticesinde kültür bakanlığı tarafından tescili yapılmış ve koruma altına alınmıştır…odlar yurdunun azeri halk kahramanı olarak bilinen babek abasiler döneminde adaletin tecelli etmediği bu topraklarda bir isyan başlatarak büyük bir bağımsızlık mücadelesi vermiştir . Bu isyana abbasilerin bu adaletsiz tutumundan ve zulmünden oldukça rahatsız olan bölgenin diğer halklarıda (BAŞTA KÜRTLER FARSLAR ve ERMENİLERDE dahil) büyük destek olarak. abasileri babek öncülüğünde defalarca büyük yenilgiye uğratmışlardır.tebriz merkezli bu harekata nahçivan, vedi, ığdır, Erdebil ve maku kısacası odlar yurdununun tamamı abasilerin bu haksız zulüm ve istilalarından dolayı babekin bu isyan harekatını tam olarak desteklemesiyle, abbasiler ordusu büyük bozguna uğratılmıştır böylece 832 taribinde babekin gücü en yüksek seviyeye ulaşmıştır...dahasonraları abasiler arap yarımadasının tüm gücünü almak için özbe öz müslüman ve türk olan babek hakında çeşitli iftiralar ve didikodular çıkararak babekin dinsiz olduğunu öne sürmüşlerdir. gittikçe abasiler tarafından çembere alınan babek aras nehrini geçerek araratın eteğinde düzbir ovanın yamacında bulunan bir mağarada kaçak olarak hayatını sürdürmüş ve sonrada afşin tarafından pusuya düşürülüp yakalanarak samara şehrine halife mutasım huzurunda kolları bacakları kesildikten sonra 3 kez iğdam edilmiştir.babekle ilgili arap kaynaklarının tamamı yalan olmakla birlikte araştırma için nizami gencevi ve tuğrul keskin,in eserlerinden yararlanabilirsiniz.


ARAS NEHRİ:yörede bu nehirle ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır.kimi yazarlar asırlar boyu tek dili konuşan bu coğrafyayı bir tek vucuda benzeterek aras nehrini ise bu vucudun kan damarlarına benzetmiştir,kimi şairler onu ayrılıkçı vaist olmakla suçlamış,kimileride arası birbirinden ayrı düşen halkların göz yaşlarının oluşturduğu kutsal bir nehir olarak nitelendirmişlerdir.bu bölgedeki türkler özelikle culfa nahçivan bölgesinde yaşayan türkler her yıl nevruz bayramında bu nehrin etrafında toplanarak bayramlaşıp hasret giderirler, nehre göz yaşı akıtarak ayrılığın ne denli acı olduğunu vurgulayarak ağıt yakıp arasa seslenişte bulunurlar, bu gelenek geçmişten yakın günümüze kadar hala dize köyü il irevanın halçalı köyü arasında aras nehri sed üzerindede yaşatılmaktaydı geçmişte olduğu gibi günümüzdede her yıl nevruz bayramlarında dize ve alican sınırları yöre halkı tarafından ziyaret akınına uğramaktadır...


BALAHANA:Iğdır yöresine ait bu yöresel ev çeşitleri halk tarafından balahana olarak adlandırılmaktadır bu ev türlerine ayrıca tebriz nahçivan maku irevan kars ardahan bölgelerindede rastlamanız mümkündür. Günümüz türkçesinde dubleks anlamına gelen bu evler babanın oğul evlendirmesiyle mevcut evin üst katına bir kat daha eklenmesiyle oluşmaktadır.balahanalar azeri türklerinde nufus planına önem verildiğinin bir göstergesi olarak nitelendirilmektedir...


ARAS TÜRK HÜKÜMETİ :Türk ordusunun dağıtılmasını ve Tüek vatanının işgalini gerçekleştiren mondros mütarekesi ile birlikte üç sancakta gelecek günlerin neler getireceği büyük endişelerle takip edilir hale geldiği günlerde bu defa nahçivan dan Revan dan Şerurdan Ecmiyadizm den ve sürmeliden gelen millet temsilcisiatalarımız büyük Türkler 3 kasım 1918 günü Kamerli de toplanarak milletin kaderini üstlenmek amacı ile ve yörelerinde egemenlik kurabilmek üzere Aras Türk Hükümeti adı altında devletleşme yoluna gittiler.Başkanlığa Emir Bey Ekberzade getirildi.Milli savunma Bakanlığına Cihangirzade İbrahim bey,Maliye bakanı olarak Kamber Ali Bey Benanyari İçişleri bakanı olarak Bakır Bey Rızazade Dış işleri bakanı olarak Hasan Ağa Safazade Adalet bakanı olarak Mehmet Beyzade Şeyhülislam olarak Mirza Hüseyin Mirza Hasanzade ve sonradan Müfti Hoca Ekit görevlendirildiler.Aşiret reisi Gneral Ali Eşref Bey de hükümetin koltuksuz üyeliyine seçilmiştir.Bunun dışında 5kasım1918 de Kars yöresinde Güney Batı Kafkas Geçici Hükümeti oluşturulmuştur.Hükümeti oluşturan kişiler; Borçallı Kepenekçi(kepenekli)Emin Ağa Kağızmanlı Ali Rıza (Ataman) bey Sarıkamışlı Piroğlu Fahrettin(erdoğan) Karslı Sarı SalihoğluMuhlis(Ataman) bey ve Karslı Mamiloğlu Tevhüddün Bey adındaki kişiler oluşturmuştur.


KARA KALE : Kale, Büyük Ağrı Dağı''nın eteklerinde bulunmaktadır. Savunmaya elverişli sarp kayalıklar üzerinde ve kervan ticaret yolunun en iyi şekilde kontrol altında tutulabileceği bir konumda yer alan Iğdır Korganı, XI. yüzyılda Oğuz Türkleri tarafından kurulmuştur. Dağ yamaçlarında "Kız Kalesi" ve onun 200 m. kadar aşağısında "Oğlan Kalesi" adı verilen iki kale kalıntısı bulunmaktadır. Sürmeliden Büyük Ağrı Dağı''na doğru giden ilk çağın kervan yolu, bu iki kale arasından geçer ve Ahura yönünde uzanarak Küçük ve Büyük Ağrı
Dağları
arasındaki Serdarbulak Geçidi''nden Beyazıt''a (Doğubeyazıt) doğru giderdi. Iğdır Korga-nı''nda, o devirlerden kalma bir değirmen harabesi de bulunmaktadır


HALIKIŞLAK:Iğdır ili tuzluca ilçesine yaklaşık 15 km uzaklıkta olan bu köyümüz ermenistan sınırına oldukça yakın olmakla birlikte eskiden prinç üretiminin en yoğun olduğu yer olarak bilinmektedir piknik ve mesire yeri olarak gidebileceğiniz en güzel yerlerden birisi olarak diyebiliriz sizlere...


TUZLUCA MESİRE YERLERİ: Doğu Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde doğal güzelliklere , tabi su kaynaklarına,zengin çiçek çeşitlerine balık ,yabani hayvan türleri, işlenmiş taş parçaları ve tarihi kalıntılara rastlamanız rastlamanız mümkündür.bunları hamurkesen kelekli, çiçekli,üçkaya(akdiz) gaziler demirsıkan, tuzluca tuz mağaraları,tekaltı dağı,karataş,köroğlu mağarası ve setterhan tepesi olarak sıralayabiliriz..


KÜLTEPE (URARTU TEPELERİ) merkeze bağlı melekli kasabası sınırları içerisinde bulunan bu tarihi mekanda 1913 yılında yapılan kazılarda bir urartu mezarlığı ortaya çıkarılmış ayrıca bir çok süs eşyaları, silehlar ve mühürler bulunmuştur.
Halk arasında kara kireler yada ağrının etekleri olarakta adlandırılan bu tepeler aynı zamanda temiz bir hava solumanın güzel bir manzara seyretmek isteyenlerin arabayla 10 dakikada gidebileceği bir yerdir.tepeden ağrı dağı istikametine doğru ilerledikçe dağ lalesi , kekikotu,papatya,nane ,kaplunbağa,tavşan,keklik,kurt,yılan,bukalemun,kirpi,ve diğer yabani hayvanların yanı sıra bir çok oldukça eski tarihi mezarlarada rastlayabilirsiniz.


GÖKÇELİ ŞEHİT AĞACI:Karakoyunlu ilçesi gökçeli köyünde bulunan bu tarihi ağaç bir türk subayı için kendini feda eden ELDENİZ adlı bir azeri türkünün anısına türk subayı tarafından diktirilmiştir,ağaç yöre halkı tarafından kutsal olarak benimsendiği için kesinlikle bir dal dahi koparılmaz, onun etrafında kötü söz konuşulmaz gibi inançlar mevcuttur.ilk baharda bu ağacın dallarından şehit kanı dediğimiz kanlar akmaktadır.ağaç yöre halkı tarafından özellikle Cuma akşamları ve ilkbahar aylarında ziyaret edilir..


BULAKBAŞI: Yöre halkı tarafından karasu çayı yada ahura mazda kutsal su olarakta adlandırılan bu mesire ve piknik yeri ığdırın taşburun nahiyesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu çayın çevresi çok güzel doğa manzarası sunmakla beraber,ayrıca su samuru su kaplunbağaları ve zengin kuş çeşitleriyle sizleri adeta büyüler.ayrıca burada tatlı su balığıda avlanmanız mümkündür...


KARAKOYUNLU METEOR ÇUKURU: ığdır il merkezinden yaklaşık 42 km uzaklıkta karakoyunlu korhan yaylası sınırları içerisinde yer alan bu çukur göktaşının düşmesiyle meydana gelmiş önemli bir cazibe merkezidir. Çukurun etrafında bir çok işlenmiş taşlara da rastlamanız mümkündür.zengin doğa manzarasıyla ve dünyanın hiçbir yerinde rastlayamayacağınız çiçek florasıyla bir renk cümbüşü olan bu yer aynı anda üç devleti görme (iran,nahçivan,ermenistan gibi) imkanıda sunuyor sizlere fotoğraf düşkünleri ve yürüyüşü sevenler içinde ideal bir yerdir..


EJDER KERVANSARAYI:Iğdır il merkezini Asma köyüne bağlayan yolun 25 inci km''sinde bulunan kervansaray, XII. yüzyıl Selçuklu taş işlemeciliğinin en güzel örneklerinden biridir. Sürmari Emiri Şerafeddin Ejder tarafından yaptırılmıştır. Kervansaray, Ba-tum-Tebriz karayolu üzerindeki menzil noktalarından birisi olup, kervanlar Çilli geçidini aşmadan önce burada konakmıyorlarmış. 1988 yılında koruma altına alınan eser, halen harabe halindedir


TUZLUCA MESİRE YERLERİ: Doğu Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde doğal güzelliklere , tabi su kaynaklarına,zengin çiçek çeşitlerine balık ,yabani hayvan türleri, işlenmiş taş parçaları ve tarihi kalıntılara rastlamanız rastlamanız mümkündür.bunları hamurkesen kelekli, çiçekli,üçkaya(akdiz) gaziler demirsıkan, tuzluca tuz mağaraları,tekaltı dağı,karataş,köroğlu mağarası ve setterhan tepesi olarak sıralayabiliriz..


IĞDIR

Doğu Anadolu Bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde yer alan İlimizin kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehrive bu nehrin yatağı boyunca geçen Ermenistan sınırı teşkil eder. Bölgenin doğu vegüneydoğusunda Nahçıvan ve İran, güneyinde Ağrı İli, batı ve kuzeybatısındaise Kars İli yer almaktadır. Yüzölçümü 3539 Km²yi bulan ilin, Ermenistan ilehududunu boydan boya Aras Nehri teşkil etmektedir. Bölgenin, yaklaşık %74üdağlık, %26 sı da ovalık araziden oluşmakta olup, il genelindeki en önemliyükseltiler Büyük ve Küçük Ağrı, Zor, Durak ve Pamuk Dağları’dır. En önemliakarsuları ise Aras ve Karasu nehirleridir. Yazları sıcak ve kurak, kışları isesoğuk ve rutubetli bir mikroklima iklime sahip olan Iğdır;ın jeolojik yöndenyapısı alüvyoniktir


AŞURA:Aşura, ibret almak açısından tarihin dönüm noktasıdır. Aşura sadece bir olay değil aynı zamanda bir kültürdür. Yiğitlik kültürü,ığdır halkının tek yumruk olma kültürü, şehadet kültürü, direniş kültürü, velayet kültürü, fedakarlık ve isar kültürü, sabır ve tahammül kültürüdür.ve aynı zamanda bir özgürlük harekatıdır.