|
|

HAYATI(1893-1918)
Kağızmanlı Şair Recep Hıfzı Kağızmanın en eski mahallelerinden olan Toprakkale
mahallesinde 1893 yılında doğmuştur.Babasının adı AĞADEDE dir.Toprakkaleden olan annesinin adı SONA
dır.İlk şiirlerini onbeş yaşında yazmıştır.AŞK,TABİAT ve
KAHRAMANLIK şiirleriyle bütün yöreye ün salmıştır.Türk
Halk Edebiyatına eserleriyle büyük katkıda bulunmuştur.
1918 deki ERMENİ KATLİAMINDA hunharca süngülenmiş şair zirk ederek Kağızmanın temiz sinesinde
öldürülmüştür.Aşağıda ozanımızın bazı şiirlerinden
örnekler bulacaksınız.
|
EMMİ
KIZININ CEVABI
(BU ŞİİRİN TÜMÜ
BULUNAMAMIŞTIR.)
Emmizade küsmemişem ben
senden Ölüm lal eyledi dillerim yoktur Eydi
kametimi büktü belimi Kalkamam ayağa hallarım
yoktur.
Ben gelende bizim eller yaz
idi Ettiğim cilve idi naz idi Çeyiz düzemedim
ömrüm az idi Göçtüm gömlek ile şallarım
yoktur.
Ala kaşlarımın kınası solmuş Ala
gözlerime topraklar dolmuş Sararmış gül benzim zafiran olmuş Solmuş al yanağım hallarım
yoktur.
Haber edin kuşlar çeksin yasımı Yuva
yapsın püskülümü fesimi Koymadılar doldurayım
tasımı Havuzdan ayrıldım sallarım yoktur.
Aman
beni bir kuş etti uçurdu Durma dedi bağlarından
göçürdü Kahpe felek bizi çarktan geçirdi Yaslıyım
yeşilim allarım yoktur.
Haber edin isak kuşlar
geçende Selam söylen her durnalar uçanda Ak
kırmızı sarı güller açanda Yollayın bana da güllerim
yoktur.
Yaran yoldaş beni duşlerde
görsün Görenler de halım hatırım sorsun Yoldan
gelip geçen fatha versin Felek dilencisi mallarım
yoktur.
Ben de HIFZI gibi tezden uyandım
Uyandım da daş yastığa dayandım Aslı Hanım gibi
kavruldum yandım Sam yeli savurdum külleri
yoktur.
YALVARIŞ Ey
pir-i penahım bir himmet eyle Duta gör elimi yaman
gülüdür Bugün korkuludur hasta vücudum Varayım
tabibe duman günüdür.
Halimi sorarsan hele
ver nefes İnanın yanıyor verane kafes Ya gel al
canımı ya ağrımı kes Ya da ver dermanın yaman
günüdür.
Koşa gözlerim dahi yollara nazır Kır
atlı kadimim hazır ol hazır Yetiş imdadıma hazret-i
Hızır Bu garip serimin duman günüdür.
Nice
bir kalkayım yoktur idare Ayaklar altında kaldım
biçare Meydanın içinde çektiler dare Yetiş Şah-ı merdan seyran günüdür.
Ah yardan ümidi kestim de
geldim Vurduğum leşkeri küstüm de geldim Elimi
üstüne bastım da geldim Yarama melhem kıl güman
günüdür
Ben sana sığındım ey bari Hüda Aşığı
maşuktan eyleme cüda Kulundur cümle bay ile geda
Yusuf'un emrahı şivan günüdür.
Der HIFZI
sığındım sana ey Ali Paşa Zerrece zulümün yoktur
haşa bin haşa Şevketli şahım gel et temaşa Bugün
rihalimin duman günüdür.
YAR
YAR Aç o gönül gözünü Bak çıbanıma yar yar Dün
ü gün vird olupdur Bu zebanıma: yar yar
Bu
sevda sere indi Akan ciğere indi Göz yaşım yere
indi Ter tabanıma yar yar
Bir yarın desdindeyim Zülfünün kasdindeyim Ben murad
üstündeyim Kıyma canıma yar yar
Yüreğim ocak
oldu Ocakdan sıcak oldu Burçlara bucak oldu Bak
dübanıma yar yar
Aşkın aduna düşdüm Ateşten
dona düşdüm Dediğin güne düşdüm Gel seyranıma yar
yar
Ben beni bilmem neyim Dil bilmez
divaneyim Şem'ine pervaneyim Gir devranıma yar
yar
Seslerim yane yane Ne mümkün yar uyana
Bağrım boyandı kane Gel hicranım yar
yar.
KAR
ÇİÇEĞİ Onudur Şehr-i Şubatın Şükür bitmiş kar
çiçeği Nişandır müjdeye gelmiş Ezel-yaz, bahar
çiçeği
Esir olur kar altında Hapsolur yerler
katında Azad olur saatında Her bir günün var
çiçeği
Kar kaldı dağlar payında Sular
çağlanır çayında Açılır abrel ayında Ağaçlarda
bar çiçeği.
|
GÖNÜL
Serim
sevdalanıp aşka düşeli Möhnet kesesinden bir pare
gönül Sever bir gül gibi mahbubesini Düşer
bülbül gibi bizare gönül
Oturur kapıda hem kürşad olur Cahi cehaletten kah irşad olur Gahi
çiçek misli şad olur Gahi gam gün ağlar biçare gönül
Gahi viraneye benzer birç ağı Kış olur kar
yağar dumandır dağı Gahi baradüşer bahçesi bağı
Benzer bir zamanda bahara gönül
Bu derd-i
fenadan murada yetmez Muhabbet yanımdan uzağa gitmez
Asla sevdiğinden feragah etmez Mansuri tek
emiralsa bir dare gönül
Gahi yücelerden esen yel
olur Gahi sular ile akan sel olur Gahi
örümcekten ince tel olur Resesinden kırılır mudara
gönül
Gahi hikmet dolar gahi boş gibi Gahi
meyhor olur bir sarhoş gibi Gahi katlanır uçar kuş
gibi Gah yolda yorulur avare gönül
Gahi
bülbül gibi öter dillenir Gahi elvan çiçek açar güllenir Gahi yeşillenir gahi allanır Gah ta
birer tektir gapgara gönül
Gahi neşve bilmez
gahi yücedir Gahi bezirgandır gahi hocadır Gahi
zulumat karanlık gecedir Gah ta nur verir rihare
gönül
HIFZI'yım yanarım tütünüm çıkar Gahi
ateş olar cismimi yakar Coşkun çaylar gibi çalkanıp
akar Akibet yetişti dildare gönül
ÇİÇEKLER
(Tabiat
konuşuyor) Nakışlandı bin elvana çiçekler Kalbim
irşad oldu gönül sevindi Bir can bağışladı cane
çiçekler
Yeşillenir budaklanır allanır Yüzbin
renkte noktalanır hallanır Kimi yeşillenir kimi
allanır Kimi batmış kızıl kane çiçekler
Seher
ağladı rahmet elendi Güzel gözlerinde yaş danelendi Öğle güneşinde fervahelelendi Az kaldı eşkimden yane çiçekler
Bağrımdaki hançer midir ok
mudur? Benim derdim çiçeklerden çok mudur? İlahi
bunların derdi yok mudur? Bilmem neden güler bu
divane çiçekler?
Saf tutmuş namaza kıyam
ediyor Yel estikçe secdesine gidiyor Susandıkça
ab-ı rahmet yuduyor Gözün dikmiş ol asmane
çiçekler
Ruhum kızıl günden kokusun alsa Gam
değil tikeni sinemi delse Ne zaman sevdiğim seyrana
gelse Selam söylem o canane çiçekler
Misafirem
gölgenizde kalayım Bir tek yaprağına kurban
olayım Kızmasan koparıp satın alayım Ne veriyim bu gülşene çiçekler
Şeyda bülbül gül yolunda
terliyor Naşı nadan goncasını harlıyor Karşımızda
yıldız gibi parlıyor Beni kırdı bir pervane çiçerkler
Kibreden kafirin imanı iter Bu
alçak toprakta gör neler biter Bulur kerameti irşade
yeter Agah olsa bir lisane çiçekler
Akan
derelerin duru suları O da deli olmuş çeker huları Yel ile geliyor hoş kokuları Cennetten bir
nişane çiçekler
Seherde açmağa evdi
tezlendi Gezindi güller otlar izlendi Hava
bulutlandı güneş gizlendi Yakışır mı bu dumane
çiçekler
Kimi açmış kimi tomurcuk olmuş
Kiminin derdi var sararmış solmuş Kimi sergerdan
boynu burulmuş Kimi dönmüş yay kemane çiçekler
Kimiler sıcaktan bezmiş soyunmuş Kimiler
gölgede saralmış sinmiş Kimiler eynine elvan
giyinmiş Hoş geldiniz bu seyrane çiçekler
Hayretten sarhoş olmuş bayılmış Yanağına çise
düşmüş ayılmış Gökteki yıldızlar yere yayılmış
Ziynet vermiş bu cihane çiçekler
Kimiler
piyale billoru fül fül Ne güzel yakışır susane
sümbül Kimisi ağarmış kimi kızıl gül Kimi benzer
mor reyhane çiçekler
Aşık maşuk misli dolaşır
Kimler pehlivan olmuş güleşir Akar sudan her
birisi paylaşır Minnet eyler bağbane çiçekler
Bu da yaza çıkmış nasıl kıyayım Ruhum koymaz döşüreyim dereyim Götürüp desteden yare vereyim
Hangisi ki nazikane çiçekler
Aşk nedir
bilmeyen çiçeye ne der Çiçeyin kokusu canane gider
Durmaz gece gündüz ağlar zikreder İnanmıştır ol Rahmane çiçekler
Çiçek ağlar naşilerin destinde
Ölüm haktır civan canın kasdinde Dostum gelsin
mezarımın üstünde Yaran yoldaş beni sana çiçekler
Ben HIFZI'yım sular gibi çağlarım Aşk oduna
yüreğimi dağlarım Dahi bundan böyle durmaz ağlarım
Taki göz yaşımdan kane çiçekler
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN |
Geri
|
|