Ana Sayfa
        Kars Forum
        Profiliniz
        Kars Seri İlanlar
        Ziyaretci Defteri
        Kars Resimleri
        Kars Video Galerisi
        Sarıkamış Facia
        Ermeni Sorunu
        Kars Evliyaları
        Kars Yemekleri
        Kars Turizm
        Iğdırda Turizm
        Ardahanda Turizm
        Kars Milletvekilleri
        Kars Telefon Rehberi
        Kars Müziği
        Kars E-CARD
        Posta Kodları
        Kafkas Üniversitesi
        Kars Eğitim Öğretim
        Tarih Öncesi Kars
        Osmanlıda Kars
        Kars Aşıkları
        Kars Halk Oyunları
        Kars Kültürü
        Kağızmanlı Hıfzı
        Sefil Baykuş
İSLAMİYET
 Kars Hava Tahmini 
  
KARS
FİRMA REHBERİ

KARS RESİMLERİ





















İLÇELERİMİZ

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


 

HAYATI(1893-1918)


         Kağızmanlı Şair Recep Hıfzı Kağızmanın en eski mahallelerinden olan Toprakkale mahallesinde 1893 yılında doğmuştur.Babasının adı AĞADEDE dir.Toprakkaleden olan annesinin adı SONA dır.İlk şiirlerini onbeş yaşında yazmıştır.AŞK,TABİAT ve KAHRAMANLIK şiirleriyle bütün yöreye ün salmıştır.Türk Halk Edebiyatına eserleriyle büyük katkıda bulunmuştur.
1918 deki ERMENİ KATLİAMINDA hunharca süngülenmiş şair zirk ederek Kağızmanın temiz sinesinde öldürülmüştür.Aşağıda ozanımızın bazı şiirlerinden örnekler bulacaksınız.

EMMİ KIZININ CEVABI
(BU ŞİİRİN TÜMÜ BULUNAMAMIŞTIR.)
 

Emmizade küsmemişem ben senden
Ölüm lal eyledi dillerim yoktur
Eydi kametimi büktü belimi
Kalkamam ayağa hallarım yoktur.

Ben gelende bizim eller yaz idi
Ettiğim cilve idi naz idi
Çeyiz düzemedim ömrüm az idi
Göçtüm gömlek ile şallarım yoktur.

Ala kaşlarımın kınası solmuş
Ala gözlerime topraklar dolmuş
Sararmış gül benzim zafiran olmuş
Solmuş al yanağım hallarım yoktur.

Haber edin kuşlar çeksin yasımı
Yuva yapsın püskülümü fesimi
Koymadılar doldurayım tasımı
Havuzdan ayrıldım sallarım yoktur.

Aman beni bir kuş etti uçurdu
Durma dedi bağlarından göçürdü
Kahpe felek bizi çarktan geçirdi
Yaslıyım yeşilim allarım yoktur.

Haber edin isak kuşlar geçende
Selam söylen her durnalar uçanda
Ak kırmızı sarı güller açanda
Yollayın bana da güllerim yoktur.

Yaran yoldaş beni duşlerde görsün
Görenler de halım hatırım sorsun
Yoldan gelip geçen fatha versin
Felek dilencisi mallarım yoktur.

Ben de HIFZI gibi tezden uyandım
Uyandım da daş yastığa dayandım
Aslı Hanım gibi kavruldum yandım
Sam yeli savurdum külleri yoktur.

YALVARIŞ
Ey pir-i penahım bir himmet eyle
Duta gör elimi yaman gülüdür
Bugün korkuludur hasta vücudum
Varayım tabibe duman günüdür.


Halimi sorarsan hele ver nefes
İnanın yanıyor verane kafes
Ya gel al canımı ya ağrımı kes
Ya da ver dermanın yaman günüdür.

Koşa gözlerim dahi yollara nazır
Kır atlı kadimim hazır ol hazır
Yetiş imdadıma hazret-i Hızır
Bu garip serimin duman günüdür.

Nice bir kalkayım yoktur idare
Ayaklar altında kaldım biçare
Meydanın içinde çektiler dare
Yetiş Şah-ı merdan seyran günüdür.

Ah yardan ümidi kestim de geldim
Vurduğum leşkeri küstüm de geldim
Elimi üstüne bastım da geldim
Yarama melhem kıl güman günüdür

Ben sana sığındım ey bari Hüda
Aşığı maşuktan eyleme cüda
Kulundur cümle bay ile geda
Yusuf'un emrahı şivan günüdür.

Der HIFZI sığındım sana ey Ali Paşa
Zerrece zulümün yoktur haşa bin haşa
Şevketli şahım gel et temaşa
Bugün rihalimin duman günüdür.

YAR YAR
Aç o gönül gözünü
Bak çıbanıma yar yar
Dün ü gün vird olupdur
Bu zebanıma: yar yar

Bu sevda sere indi
Akan ciğere indi
Göz yaşım yere indi
Ter tabanıma yar yar

Bir yarın desdindeyim
Zülfünün kasdindeyim
Ben murad üstündeyim
Kıyma canıma yar yar

Yüreğim ocak oldu
Ocakdan sıcak oldu
Burçlara bucak oldu
Bak dübanıma yar yar

Aşkın aduna düşdüm
Ateşten dona düşdüm
Dediğin güne düşdüm
Gel seyranıma yar yar

Ben beni bilmem neyim
Dil bilmez divaneyim
Şem'ine pervaneyim
Gir devranıma yar yar

Seslerim yane yane
Ne mümkün yar uyana
Bağrım boyandı kane
Gel hicranım yar yar.

KAR ÇİÇEĞİ
Onudur Şehr-i Şubatın
Şükür bitmiş kar çiçeği
Nişandır müjdeye gelmiş
Ezel-yaz, bahar çiçeği

Esir olur kar altında
Hapsolur yerler katında
Azad olur saatında
Her bir günün var çiçeği

Kar kaldı dağlar payında
Sular çağlanır çayında
Açılır abrel ayında
Ağaçlarda bar çiçeği.

 

GÖNÜL

Serim sevdalanıp aşka düşeli
Möhnet kesesinden bir pare gönül
Sever bir gül gibi mahbubesini
Düşer bülbül gibi bizare gönül

Oturur kapıda hem kürşad olur
Cahi cehaletten kah irşad olur
Gahi çiçek misli şad olur
Gahi gam gün ağlar biçare gönül

Gahi viraneye benzer birç ağı
Kış olur kar yağar dumandır dağı
Gahi baradüşer bahçesi bağı
Benzer bir zamanda bahara gönül

Bu derd-i fenadan murada yetmez
Muhabbet yanımdan uzağa gitmez
Asla sevdiğinden feragah etmez
Mansuri tek emiralsa bir dare gönül

Gahi yücelerden esen yel olur
Gahi sular ile akan sel olur
Gahi örümcekten ince tel olur
Resesinden kırılır mudara gönül

Gahi hikmet dolar gahi boş gibi
Gahi meyhor olur bir sarhoş gibi
Gahi katlanır uçar kuş gibi
Gah yolda yorulur avare gönül

Gahi bülbül gibi öter dillenir
Gahi elvan çiçek açar güllenir
Gahi yeşillenir gahi allanır
Gah ta birer tektir gapgara gönül

Gahi neşve bilmez gahi yücedir
Gahi bezirgandır gahi hocadır
Gahi zulumat karanlık gecedir
Gah ta nur verir rihare gönül

HIFZI'yım yanarım tütünüm çıkar
Gahi ateş olar cismimi yakar
Coşkun çaylar gibi çalkanıp akar
Akibet yetişti dildare gönül

ÇİÇEKLER
(Tabiat konuşuyor)
Nakışlandı bin elvana çiçekler
Kalbim irşad oldu gönül sevindi
Bir can bağışladı cane çiçekler

Yeşillenir budaklanır allanır
Yüzbin renkte noktalanır hallanır
Kimi yeşillenir kimi allanır
Kimi batmış kızıl kane çiçekler

Seher ağladı rahmet elendi
Güzel gözlerinde yaş danelendi
Öğle güneşinde fervahelelendi
Az kaldı eşkimden yane çiçekler

Bağrımdaki hançer midir ok mudur?
Benim derdim çiçeklerden çok mudur?
İlahi bunların derdi yok mudur?
Bilmem neden güler bu divane çiçekler?

Saf tutmuş namaza kıyam ediyor
Yel estikçe secdesine gidiyor
Susandıkça ab-ı rahmet yuduyor
Gözün dikmiş ol asmane çiçekler

Ruhum kızıl günden kokusun alsa
Gam değil tikeni sinemi delse
Ne zaman sevdiğim seyrana gelse
Selam söylem o canane çiçekler

Misafirem gölgenizde kalayım
Bir tek yaprağına kurban olayım
Kızmasan koparıp satın alayım
Ne veriyim bu gülşene çiçekler

Şeyda bülbül gül yolunda terliyor
Naşı nadan goncasını harlıyor
Karşımızda yıldız gibi parlıyor
Beni kırdı bir pervane çiçerkler

Kibreden kafirin imanı iter
Bu alçak toprakta gör neler biter
Bulur kerameti irşade yeter
Agah olsa bir lisane çiçekler

Akan derelerin duru suları
O da deli olmuş çeker huları
Yel ile geliyor hoş kokuları
Cennetten bir nişane çiçekler

Seherde açmağa evdi tezlendi
Gezindi güller otlar izlendi
Hava bulutlandı güneş gizlendi
Yakışır mı bu dumane çiçekler

Kimi açmış kimi tomurcuk olmuş
Kiminin derdi var sararmış solmuş
Kimi sergerdan boynu burulmuş
Kimi dönmüş yay kemane çiçekler

Kimiler sıcaktan bezmiş soyunmuş
Kimiler gölgede saralmış sinmiş
Kimiler eynine elvan giyinmiş
Hoş geldiniz bu seyrane çiçekler

Hayretten sarhoş olmuş bayılmış
Yanağına çise düşmüş ayılmış
Gökteki yıldızlar yere yayılmış
Ziynet vermiş bu cihane çiçekler

Kimiler piyale billoru fül fül
Ne güzel yakışır susane sümbül
Kimisi ağarmış kimi kızıl gül
Kimi benzer mor reyhane çiçekler

Aşık maşuk misli dolaşır
Kimler pehlivan olmuş güleşir
Akar sudan her birisi paylaşır
Minnet eyler bağbane çiçekler

Bu da yaza çıkmış nasıl kıyayım
Ruhum koymaz döşüreyim dereyim
Götürüp desteden yare vereyim
Hangisi ki nazikane çiçekler

Aşk nedir bilmeyen çiçeye ne der
Çiçeyin kokusu canane gider
Durmaz gece gündüz ağlar zikreder
İnanmıştır ol Rahmane çiçekler

Çiçek ağlar naşilerin destinde
Ölüm haktır civan canın kasdinde
Dostum gelsin mezarımın üstünde
Yaran yoldaş beni sana çiçekler

Ben HIFZI'yım sular gibi çağlarım
Aşk oduna yüreğimi dağlarım
Dahi bundan böyle durmaz ağlarım
Taki göz yaşımdan kane çiçekler

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Geri