|
![PEYGAMBERLER [ ANA SAYFA ] SINA GİT](modules/peygamberler/resim/tarih.gif)

Hz. Hud Yemen'de bulunan Ad kavmine gönderilen
peygamberdir: «Ad kavmine de kardeşleri Hud'u
(gönderdik).
(...) » . Nuh aleyhisselamin oglu Sam'in
neslindendir. Bir ismi de Abir olup, lakabi Nebiyyullahtir. Hz.Hud'un ismi (veya
nesebi) hakkinda 2 rivayet vardir:
- Hud bin Abdullah bin Riyah (veya Ribah) bin
Él-Halud bin Ad bin Avs bin İrem bin Sam bin Nuh
- Hud ibni Salih ibni Erfahd ibni Sam ibni Nuh
ibni Ebi Ad'dir.
Yemen'de Aden ile Umman (Oman) arasinda bulunan Ahkaf
diyarında Hz. Hud doğup büyüdü. Çocukluktan itibaren Allah'a ibadet ederdi. Ara
sıra ticaret yapan Hz. Hud gayet şefkatli ve çok cömert idi. Kavmi (Ad) bolluk
ve bereket içinde ve gösterişli binalar yaparak azmıştır. Bütün nimetleri
kendilerine veren Allah'ı unutan Ad kavmi putlara tapmaya başladı. Hud
aleyhisselam bu kavme peygamber olarak gönderildi ve Hz. Hud Nuh aleyhisselamin
bildirdiği dinin esaslarını Ad kavmine bildirdi:
«(...) O dedi ki: " Ey kavmim ! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız
yoktur. Hala sakınmayacak misiniz ? » . Allah'a
itaat edip, Ona ibadet etmelerini söyledi. Allah "onlara putlara tapmaktan,
zulüm etmekten vazgeçmeleri, insanlara merhametli olup onlara eziyet etmemeleri,
insanları şaşırtmak maksadıyla yollara aldatıcı işaretler ( Ad kavmi, yolcuları
şaşırtmak ve onların çölde kaybolup gitmelerine gülmek (alay etmek) için yollara
yanlış işaretler koyarlardı, M.K.) koymamaları, insanlarla alay etmemeleri,
onları öldürüp mallarını soymamalarını ve bütün varlığı yaratan bir olan Allah'a
ibadet etmeleri için nasihatte bulunmak " üzere Hud aleyhisselamı Ad kavmine
yolladı. Ne yazık ki bir çok kabileler gibi Ad kavmi de peygamberine karsı
geldi: « Kavminden ileri gelen kafirler dediler
ki: Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni
yalancılardan sanıyoruz » . Hud aleyhisselam
onları Allah'ın azabı ile korkuttu ise de pek az kişi iman etti. Ama Hud
aleyhisselam yelmedi ve imana davet etmeye devam etti:
« Ey kavmim ! Rabbinizden bağış dileyin; sonra da O'na
tövbe edin ki, üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet
katsın. Günah isleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin »
. Kavmi ise ona hakaret etti, hatta kendinden geçince ye
kadar onu dövdü. Bu - alçakça - dövme olayı da Sadad isimli Ad kavminin en
zengini ve böylece bunların başının (emir): " Ey Hud ! Bu söylenenleri duymadın
mı ? İste ben Avc'i kendime vekil tayin seçtim. Benim namıma senin Allah'ına
cenk (savaş, harp; M.K.) edecek, hadi sür senin Allah'ını " söylemesinden sonra
vukuu buldu. Hud aleyhisselam da bunun üzerine kavmine biraz da acıyarak: « Ey
Yüce Rabbim ! Sen bana en büyük isyanı göstermiş olan bu Ad kavmine karşı artık
acımasız davran. Onları cezalarının en büyüğü ile cezalandır. Senden bunu
diliyorum » diye beddua etti. Hz. Hud kavminin ıslah olmayacağını anlayınca: «
Ya Rabbi ! Sen her şeyi biliyorsun. Ben onlara peygamberliğimi bildirdim. Ey
Rabbim ! Onlara ders almalarına vesile olacak bir musibet ver » diye beddua
etti. Hud aleyhisselamın duasını kabul eden Allahu Teala Ad kavmine önce
kuraklık, kıtlık musibetini verdi: 3 sene müddetçe hiç yağmur yağmadı. Akan
pınarlar kuruyup, ağaçlar , meyveler sararıp soldu. Hayvanlar susuzluktan telef
(ölecek kadar zayıfladı; M.K.) oldu. Bıkmayan Hud aleyhisselam onlari imana
davetini devam etti ise de onlar git gide azginlasti, Hud aleyhisselama daha cok
eziyet ettiler. Hz. Hud mucizeler gösterdi ise de yine hidayete ermediler.
Allahu Teala Ad kavmi üzerine azab yüklü bulutu göndererek buluttan esen bir
rüzgarla onları helak etti: « Ad kavmi
(Peygamberleri Hud'u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler). Biz
onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik »
. Bu bulutun ismi « sarsar » idi ve 7 gece, 8
gün devam etti: « Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp
kavuran bir fırtına ile mahvedildiler. Allah onu, ard arda 7 gece, 8 gün onların
üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, ici bos hurma
kütükleri gibi oracıkta yere sarılmış halde görürdün »
. Ad kavmi üzerine gelen rüzgar, Hud aleyhisselama ve ona iman edenlerin
yüzlerine gayet serinletici ve tatlı olarak esti:
« Emrimiz gelince; Hud'u ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir
rahmetle kurtardık, onları ağır bir azaptan kurtuluşa erdirdik »
Hud aleyhisselam, kavmi helak olduktan sonra kendine inananlarla birlikte
Mekke-i Mükerremeye gitti. Kabe-i Muazzamanin bulunduğu yerde ibadet ve taatla
meşgul oldu ve orada vefat etti. Kabrinin Harem-i Serif'de (Kabe-i Mazzamanin
etrafındaki Mescit) Hicr (bkz. Hicr suresi) denilen yerde bulunduğu rivayet
edilmektedir. Allahu Teala yüce Kur'an-i Kerim'de buyuruyor ki: « Onlar hem bu
dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabi tutuldular. Biliniz ki; Ad (kavmi)
Rablerini inkar ettiler. (Sunu da) bilin ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın
rahmetinden uzak kilindi » ; (Onlar: Ad kavmi; M.K.)
Hud Suresi
Hud suresi 123 ayet olup, Hatt-i Osman'a göre 11. suredir. 12, 17 ve 114.
ayetler Medine'de diğerleri Mekke'de inmiştir. Yunus suresinin devamıdır. Hud
aleyhisselamdan hariç Nuh, Salih, İbrahim, Lut, Su'ayb ve Musa (a.s.)'den de
bahseder. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.) 112. ayet («
O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol !
(...) ») hakkında: « Beni Hud suresi
kocalttı ! » demiştir. Çünkü bu ayette direk Peygamberimize (S.A.V.) - ve
saniyen tabi ki bütün alem-i Islama - « emrolunduğun gibi dosdoğru ol ! »
denmiştir ve bu kolay bir is değildir.
www.bayburtrehberi.com |